Anahtar on iki ciltlik Dünkü Türkiye dizisinin ikinci kitabı. Malazgirt Meydan Muharebesi'nin hemen ertesini anlatıyor. Hem öyle bir ertesi ki ortalık birbirine girmiş. Sultan Alparslan öldürülmüş, yerine daha önce veliaht ilan edilen oğlu Melikşah geçmiş. Melikşah ve devletin beyleri Alpaslan’ın kimler tarafından öldürüldüğü konusunda toplantıdalar. Melikşah’ın hemen yanında Vezir Nizamü’l Mülk var. Nizamü’l Mülk’e güven Sultan Alpaslan zamanında başlasa da, romanın ilerleyen bölümlerinde Türkmen olmadığı için devletin önemli beyleri vezire hep şüpheyle bakıyorlar. Hatta yaptıkları planlarında asla ona yer vermiyorlar. Türkmen devletini Araplaştıracağı korkusunu yaşıyorlar.
İyi bilirdim ben Nizamü’l Mülk’ü. Kitapta böyle yer alınca araştırdım. Öğrendim ki, Bağdat, İsfahan, Nişabur, Belh, Herat, Basra, Musul ve Amol'daki Nizamiye Medreselerini kurmuş, mevcut toprak sisteminin aksayan yönlerinin düzeltilmesi, Selçuklu devletinin güçlendirilmesi ve merkezileşmesi yönünde çok önemli çalışmalar yapmış. Nizamiye Medreselerine adını vermiş. Bağdat'taki Medresenin başına İmam-ı Gazali'yi getirmiş. Bu medreseler Avrupa üniversitelerinin de bile temeli olmuş. Ayrıca öğrencilere sağlanan yurt ve burs hizmetlerinin mucidiymiş. Devlet yönetiminde başka şeylere de mucitlik yapmış. Türk devletlerinde ilk kez gelir-gider raporları hazırlatmış. Dünyadaki ilk istihbarat teşkilatını kurmuş. Siyasetnâme diye kitap yazmış. Ya işte böyle. Dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük devlet adamlarından biri olan Nizâmü’l Mülk’ün kitapta farklı anlatılmasını garipsedim doğrusu.
Kitapta Hasan Sabbah ayrıntılı olarak anlatılıyor. Müritleri için kurduğu, uyuşturucu ve kadının bolca kullanıldığı sahte cennetlerinden bahsediyor. Devletin ileri gelenlerine yapılan suikastlar da anlatılıyor kitapta.