Bu Atlı Geçide GiderM. Necati Sepetçioğlu
Serinin son kitabı. Pek fazla tarih okumayı sevmeyen biri olarak M. Necati Sepetçioğlu'nun bu serisini cidden beğendim insanı sıkmıyor okumaya başladığınız an sonra ne oldu diye merak ediyorsunuz. Yalın bir dille yazılmış o yüzden okurken zorlanmıyorsunuz.. İlk cümlede de dediğim gibi serinin son kitabı Murat Bey, Yıldırım Beyazıt ve Yakub Beyi görüyoruz bu kitapta Murat Beyin ne kadar gözünün mal varlığında olmayan ve bir o kadar dinine bağlı bir Sultan olduğunu fark ettim bunun yanında iki oğlunun birbirine ne kadar zıt olduğunu sona geldiğimde kafam Yakub Beyin ölümüne takıldı bu konuda kafamda soru işareti var.. Ama genel anlamda hem dönem hem savaş hem de kişiler hakkında güzel bir önbilgi oluştu kafamda.. Yazarın kalemine sağlık...
Serinin en güzel romanlarından biri. Murad Han tahta geçmiştir ve bir asker olan Kara Mustafa, 5 tane çocuğu yetiştirilmesi için belirlenen yerlere götürmektedir. Bu çocuklar sonradan Niğbolu komutanı olacak Doğan Bey, Börklüce Mustafa, Torlak Kemal, Ecevit ve Şeyh Bedreddin'dir. Sonradan Mustafa ve Kemal Yeniçeri Ocağı'ndan kaçar ve Bedreddin'i bulur. Bu arada Timur Han, beyliğini büyütmekte ve Osmanlı hakkında bilgi toplamaya çalışmaktadır. Anadolu birliğini korumaya çalışan Murad Han, Karamanoğlu beyliğine uyarı vermek için Konya'ya gider ama haçlı ordusunun toplandığını duyunca Kosova'ya gider. Osmanlı savaşı kazanır ancak Murat Han şehit edilir ve tahtın başına Yıldırım Bayezid geçer. Nizamı alem için Yakub Bey öldürülür. Soluksuz okunan bir roman.
Mustafa Necati Sepetçioğlu'nun Dünki Türkiye serisinin 7. kitabı.
I. Murad devri, I. Kosova savaşı ve Yıldırım Beyazıt'ın tahta çıkışı anlatılıyor.
Seriye aşina olanlar varsa bilirler; Sepetçioğlu'nun üslup olarak tarihi roman yazımına çok yakıştığını düşünüyorum. Tarihi gerçeklerden kopmadan üstüne eklediği kurgusal karakterlerle büyük iş çıkarmış.
Muhtemelen serinin devamında yer vereceği Şeyh Bedreddin ve Torlak Kemal gibi bilindik karakterlerin çocukken devşirilerek Osmanlı'ya getirildiği dönemden bahsedilmiş.
Serinin güzel bir kitabını daha bitirdim. Üçler Yediler Kırklar kadar güzel olmasa da Çatı'dan daha çok beğendim. Yazarın benzersiz üslubu, su gibi akan cümleler bu kitapta da devam ediyor, ancak bu üsluba ve akıcılığa alışmış olmak kitabın değerini hissetmeye engel teşkil ediyor. Serinin diğer kitaplarını okumamış olsam bu kitaptan alacağım haz daha büyük olurdu diyebilirim. Üçlemenin ilk kitabı ve fazla bir olay yok gibi. Ama dil ve anlatım bir çırpıda okutuyor kitabı. Kısacası Sepetçioglu'nun kendine has güzel başarılı bir romanı daha. Ancak her şeye rağmen Anahtar ve Kapı kalitesini arıyorum.
Murathanın tahta çıkışını ve oğulları yıldırm beyazıd ve Yakup beyi anlatmaktadır . Sultan Murathan ın Konya nın üstüne gitmesi ve Kosova savaşından bahsetmektedir. Timurhan dan bahsetmektedir.
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Çeşitli kurumlarda memurluk ve idarecilik yaptı. İlk romanlarında Malazgirt zaferinden başlayarak İstanbul’un fethine kadar Türk tarihini konu aldı, sonrakilerde ise Türkiye’de yaşanan toplumsal değişimi ve sonuçlarını anlattı. Eserlerindeki şiirsel anlatımı sayesinde geniş bir okuyucu kitlesine sahip olan Sepetçioğlu’nun Anadolu fethini ve Türk devletinin kuruluşunu anlattığı romanları, bir döneme ışık tutmuş ve başucu kitapları arasında yer almıştı.
Sepetçioğlu’nun tarihî romanlarının yanı sıra tiyatro oyunları da bulunuyordu. Trampacılar adlı oyunu İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda sahnelenmişti. Oyun yazarlığında en önemli başarısını gösterdiği Büyük Otmarlar, önce İstanbul Üniversitesi Talebe Birliği Gençlik Tiyatrosu’nca sahneye konuldu. Ardından Avrupa Üniversitelerarası Tiyatro Festivali’nde en iyi oyun seçildi. ‘Gece Vaktinde Gün Dönümü’ ve ‘Karanlıkta Mum Işığı’ adlı kitaplarıyla 1980 yılında ‘Türkiye Milli Kültür Vakfı Kültür Armağanı’nı kazanan Sepetçioğlu, 1994’te İLESAM üstün hizmet beratı almış, 1998’de Atatürk Dil-Tarih Kurumu şeref üyeliğine seçilmişti. 8 Temmuz 2006 tarihinde İstanbul Sarıyer'deki evinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Cenazesi Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi.