ş

Şeriat

12 üye
Takip
Dilin şerrinden ancak şeriatın gemiyle gemlenen bir kimse kurtulur.
Şeriat
Şeriat - “Vahdet-i Şühud”: (Tasavvuf’ta “Vahdet - Şühud” yolunu Şeriat ile hüvesi hüvesine mutabık ve böylece onun Şeriat’ın içyüzü olduğunu gösteren, bu iki ilmi kavuşturup birleştirmesinden ötürü SILA lâkabıyla anılan İmam-ı Rabbanî Hazretleri, böylece Peygamber’in peygamberliğinin kendi velâyetinden üstünlüğünü de, Allah’tan VAHY ile gelenin İLHAM’la gelene üstünlüğü şeklinde, O’nun kölesi bir kılavuz olarak ispatlamıştır. VAHY ve HADİS’e aykırı, ne FIKHÎ mezhebler, ne TASAVVUFÎ meslekler. Biri bâtın hissesiyle ZAHİR’de, öbürü zâhir hissesiyle bâtında. Şeriat zâhiri akıldır, tasavvuf bâtınî Şeriat.):
Nisan 2013, “ŞEHİD Mİ NE OLURSUN”, MER-MER: MEKTUBAT, İbda Yay.
Şeriat
Reklam
- SANA RUHTAN SORARLAR
Bir not: Şeriat, harici bir akıldır; akıl, dahili bir Şeriattır. Akıl; burada geçen anlamıyla, ruhtur-geist'tir.
Aralık 2003, idrakin aczine dair / acz, İBDA YAY.
Şeriat
- ŞERİAT, HAKİKATLE EŞ-NEFSE ZID...
Şeriate aykırı hiçbir hakikat olamaz; insanda zâhir ve bâtın soyundan tecelli eden her faaliyet ve bilgi, doğrudan veya dolaylı, onun mihengi içindedir... Şer'î olan ve şer'î olmayan ilimler ayırımı... Hakkında hüküm bulunan ve hakkında hüküm bulunmayan meseleler tefriki... Her mevzuun kendine mahsus usul, esas ve kurallarla ele alınabilir olma özelliği içinde, ikinci soydan faaliyet ve bilgi nevîleri dahi, hakikatini, "sistemler sistemi" çerçevesindeki alâka nisbetlerine göre bulur; doğrudur, yanlıştır, haktır, bâtıldır, yerinde doğrudur da genelleştirilince yanlışa düşülmüştür veya "mihraksız tümevarımın zafiyetiyle malül" tesbitine çarpmıştır, şudur, budur... Netice olarak bütün mesele, hakikatle Şeriat arasındaki büyük ve mutlak ahengin iltihak noktalarını kaybetmemekte!..
Aralık 2003, TAKDİM, İBDA YAY.
Şeriat

Şeriat Konusuna Benzer öneriler

f
Fantastik Roman67 üye · 7 yeni gönderi
Takip
Kurdî1.182 üye · 128 yeni gönderi
Takip
Psikoloji10,1bin üye · 486 yeni gönderi
Takip
- BİR ÖLÇÜ-ANLAYIŞ EBCEDİ...
Şeriat: Şın+re+ye+ayn+te... 300 + 200 + 10 + 70 +400-980... Temsil: Bir şeyin aynını veya mislini yapmak. Benzetmek. Teşbih etmek. Örnek, nümune söz... Temsil: Te+mim+se+ye+lâm... 400+ 40 + 500 + 10 + 30 = 980 Şerîat: Doğru yol. Büyük ve geniş cadde. Nur, aydınlık, ışık. Su içmek veya almak için girilen yol. Münâ-(minâ): Suya giden yol. Birinin yerine kaim-i makam olmak, birinin yerine geçmek. Ar-zular... Münâ: Mim+nun+ye... 40 + 50 + 10 = 100 Kelîm: Kendine söz söylenen, kendine hitâb olunan. Hazret-i Musa'nın bir ünvânı. Söz söyleyen, konuşan. İkinci şahıs... Kelîm: Yaralı kimse. Konuşulan kimse... Her ikisinin de yazılışı bir: Kef+lâm+ye+mim... 20+30+10+40=100.
1998- YENİ DEVİR, İBDA YAY.·Kitabı okudu
Şeriat
Reklam
Reklam