ş

Şiddet

17 üye
Takip
5/10
·160 syf.··
2023 33. kitabı
" ...Kızılgöz'ü insanoğlunun habercisi olarak görüyorum çünkü sadece insan türünün erkeği dişisini öldürür." Sözü kitabı anlatan en güzel sözlerden biridir.
Şiddet
Âdem'den ÖnceJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202526bin okunma
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2023 33. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2023 22:17
Şiddetin her türlüsü beni uç noktada bir korku duygusuna götürür. O yüzden kavga eden, dövüşen insanlara bakamam. Tarifi imkansız, karmakarışık duygular hissederim. Kitabı okurken, zaman zaman çok etkilendim, karakterle fazlaca empati kurdum sanırım. Yazmak bile çok zor oldu. İçime işledi bazı şeyler, bazı sahneleri okurken iliklerime kadar titredim.. Anlatımı çok doğal, çok içten buldum. Yazarın dürüstlüğüne hayran kaldım.. Sarsıcı bir roman.. Pek çok duygu ile baş başa kalıyorsunuz. Şiddet, nefret, ırkçılık, homofobi, toplum, travma, adalet.. Bu yaz iyi ki okudum dediğim kitaplardan. Sanırım etkisinden uzun süre çıkamam.
Şiddet
Şiddetin TarihiÉdouard Louis · Can Yayınları · 2023528 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Kitapta tetikleyici ögeler bulunmakta, hassasiyeti olanların dikkatine.
9/10
·458 syf.··
2023 31. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2023 23:22
Kitabı bitireli günler oldu ama buraya alıntılarını girmem uzun sürdü. Alıntıları sayesinde tekrar tekrar bazı konularla ilgili kısımlarını okumuş oldum tabii. Bu da sindirmemi, yüzleşmemi sağladı yeniden. Kitabın başlarında yazar şöyle bir cümle kuruyor: “Daha fazla örgütlü insan daha büyük etki demekti. Ve etki ne kadar büyük olursa, değişim şansı da o kadar büyük olur.” Ben de bu alıntıdan yola çıkarak burada belki de şimdiye kadar hiçbir kitapta paylaşmadığı kadar alıntı paylaştım. Belki içimizden başka okurların da ilgisini bir şekilde çekebilirim diye umarak. Yakın çevremle kitap hakkında konuştum, uzun süre de konuşacağım gibi görünüyor. Kitaba gelirsek şunu belirtmek isterim ki, kitap yalnızca kadınlara, istismar edilen dezavantajlı kitleye odaklanmıyor. Bence değeri de şuradan geliyor: mağdurlar kadar faillerin de neden şiddet uyguladıkları, gelişimlerinin yaptıklarına etkileri, aldıkları cezaların failleri ne kadar iyileştirip dönüştürdüğü öte yandan bu süreçte ailelerin etkisi, sorun aile içinden taşmışsa polislerin, savcıların, hemşirelerin, doktorların kısacası sürece bir ucundan dahil olan tüm insanların görevlerinin ne kadar önemli olduğu gibi birçok faktöre değiniyor… Yani pek çok açıdan kitap bize kılavuz olma amacı taşıyor. Konuşacak o kadar detay, birbiriyle iç içe girmiş o kadar dinamik var ki kitabın ve aile içi şiddetin genellemesini o yüzden yapamıyorsunuz okurken. Ancak istatistiksel verilerle bir çıkarımda bulunabiliyor uzmanlar. ABD’deki aile içi şiddet vakaları inceleniyor olsa da kitapta aslında yansıması her bölgede aynı. Yasaların büyük çoğunluğu benzer, cezalar benzer, kültürel normlar ve cinsiyetlere yüklenen görevler benzer. Bu yüzden okurken hiç ABD’deki herhangi bir eyalette değil de sanki burada, Türkiye’de geçen bir vaka gibi
Şiddet
Görünmeyen YaralarRachel Louise Snyder · Okuyan Us Yayınları · 202065 okunma
Kıvılcım çıkaramayan kitap
1/10
·%39 (208/528 syf.)·
Spoiler Vardır! Kitabın konusu; Mayıs diye bir kızımız var 17 yaşında liseye gidiyor. Annesine saplantılı olan adamın oğlu Sıraç, Mayıs'ı kaçırıyor. Evet evet tam olarak bu. Derin bir nefes almıştım, en basit nasıl anlatabilirim diye. Ben zaten kitabı yarım bıraktım ama okuduğum yere kadar anlatacağım. Neden yarım bıraktığımı da söyleyeceğim. Sıraç gerçekten tam bir bad boy. Ama öyle böyle değil. Kaba saba ve kötü biri. Cidden kötü biri alıntılarımla ucundan göstereyim; Ör: Sayfa 40'da sıraç ın mayısa tokat atması. Evet evet bildiğiniz kıza tokat atıyor. Bunu güzelleyemeyiz. Sıraç geçmişinde ne yaşamış olursa olsun - biliyorsunuz ki kötü erkekler geçişlerinde yaşadıkları şeyler yüzünden hoş görülüyor - bunu Mayıs'a yapamaz! Ama ne oluyor? Yine bir kızımız kendisine kaba saba davranan hatta şiddet uygulayan tabiri caizse insanlıktan nasibini almamış bir şahsı güzelliyor. Orası şöyle güzel, burası böyle güzel, diyerek. Ben bunu anlamıyorum, anlamayacağım. Kabul etmiyorum, etmeyeceğim. Bu kitabı bir kadının yazmasını da kabul edemiyorum. Devam edelim; Mayıs kaçırılıyor, kaçırıldığı odadan çıkıp başka odaya gidiyor, etrafa bakıp "Nasıl kaçarım?" demek yerine hop salondaki koltuğa uzanıp orada uyuyor. Evet, uyuyor. Hem de mışıl mışıl. Uyandığında da Sıraç onu izliyor. Tabii ki. Şaşmaz. Dokunduğu yerler karıncalanıyordu. Bir süre gözlerimi açmadan parmaklarını tekrar hareket ettirmesini bekledim. Fakat o uzun kemikli parmaklar boğazıma dolanmıştı. (Sayfa 47) Mayıs'ın, Sıraç'ın dokunuşundan etkilenmesi beni etkiledi. Hem de olumsuz yönde. Ama bir şey de diyemiyorsun, daha 17 yaşında. Yine de aklımızı başımıza almalıyız. Devam; Elindeki poşetleri gelişi güzel yatağa fırlatınca, poşetler yatağa çarpmadan önce yüzüme çarptı. Bu çok aşağılayıcı bir hareketti. (Sayfa
Şiddet
Yangın Mavisi 1 - KıvılcımBinnur Şafak Nigiz · Parola Yayınları · 20161,001 okunma
8/10
·160 syf.··
2021 72. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2021 21:24
|kelime: şiddet| Kitap üç hikayeden oluşmakta. Bir karakterin dönüşümü, kendini toplumdan ve normlardan koparışı, insanca gördüğümüz her şeyi reddedişi anlatılıyor her bir hikayede. Şiddetin çeşitli boyutları ve bunların bizi hayatta sürüklediği yeri bu kadar sert okumamıştım daha önce. Çok etkileyici bir kitaptı; özellikle de ilk iki hikaye. İlk kez Han Kang okudum. Yazarı daha yakından takip edeceğim.
Şiddet
VejetaryenHan Kang · April Yayıncılık · 20259,8bin okunma