Vikont yakışıklı bir gençti, yüzünün hatları, davranışları gibi yumuşaktı; belli ki kendisini ünlü bir kişi sayıyor ama iyi terbiye almış bir insan olarak, büyük bir hoşgörüyle, bulunduğu çevrenin ondan yararlanmasına izin veriyordu. Anna Pavlovna onu konuklarına sunuyor gibiydi. İyi bir metrdotel, belki de pis bir mutfakta görüldüğü zaman hiç iştah açıcı olmayan bir sığır etini nasıl olağanüstü bir şey olarak sunarsa, Anna Pavlovna da konuklarına önce vikontu sonra da rahibi olağanüstü, çok nefis bir şey olarak sunmuştu. Mortemart'ın bulunduğu grupta hemen Enghien dükünün öldürülmesinden söz açıldı. Vikont, dükün kendi iyi niyetinin kurbanı olduğunu, Bonaparte'ı kızdıran bir takım özel nedenlerin olduğunu söyledi.
Anna Pavlovna:
-Ah! Vayons. Contez-nous cela vicomte,¹ dedi. Bunu söylerken de bu sözlerde, à la Lois XV² bir hava olduğunu sezerek sevinç duydu.
Vikont, bunu emir saydığını belirten bir hareketle eğildi, sonra saygıyla gülümsedi. Anna Pavlovna, vikontun etrafında döndü, herkesi onu dinlemeye davet etti. Birine: La vicomte, a été personnellement, connu de Monseigneur,³ diye fısıldadı, bir başkasına: Le vicomte est un parfait conteur,⁴ dedi, bir üçüncüsüne: comme on voit l'homme de la bonne campignie,⁵ diye söylendi. Böylece vikont sıcak bir tabağın üzerine konulmuş, üstüne yeşillik serpilmiş bir biftek gibi en zarif, aynı zamanda kendisi için en yakışık alır biçimde sunulmuş oldu.
1 Ya, öyle mi? Bunu siz de anlatın vikont.
2 On beşinci Louis üslubunda.
3 Zâtı şahaneleri vikontu şahsen tanımışlardır.
4 Vikont çok güzel hikâye anlatır.
5 İyi çevreden gelmiş bir adam nasıl da hemen belli olur.