1000Kitap Logosu

Tıp Tarihi

TAKİP ET
Hannibal
bir alıntı ekledi.
Kolera, sağlık reformlarının yapılmasına ve toplum sağlığı kavramının önem kazanmasına neden olmakla birlikte hastalığı taşımalarından kuşkulanılan kişileri, özellikle göçmen ve yoksulları günah keçisi konumuna soktu. Kimi zaman, tüm insanları korumakla yükümlü toplum sağlığı kuruluşları, "sağlık polisi" gibi davranıp marjinalleştirilmiş bu kişileri toplum için bir tehdit olarak yaftaladılar. Bazen hastaların ait olduğu etnik veya kültürel azınlığın tüm üyeleri damgalandı. Doğal olarak, her zaman olduğu gibi, yük ve suç, para veya politik güçten yoksun göçmenlerin ve şehirde yaşayan yoksulların üzerine kaldı.
2
Hannibal
bir alıntı ekledi.
Hemofilinin Yükselişi
Birleşik Krallık'ı 1837-1901 tarihleri arasında kraliçe olarak yöneten Victoria (d. 1819), Bolşevik Parti'nin iktidara gelmesinden kısmen sorumludur, Romanov Hanedani'nin çökmesine katkıda bulunmuştur, Ispanya'da General Franco'nun iktidara gelmesinde etkisi vardır ve hatta tartışmalı olsa bile, Almanya'da Üçüncü Reich'ın yükselmesinde farkında olmadan rol oynamıştır. Bütün bunları politikaları veya orduları ile değil genleriyle yapmıştır. Kızlarını ve kız torunlarını Avrupa'daki kraliyet ailelerine evlilik yoluyla sokmuş, güçten düşüren ve ölümcül olabilecek bir hastalığın tohumlarını saçarak bu ailelerin bazılarında yıkıcı sonuçları neden olmuştur.
2
Sude
bir alıntı ekledi.
Batı tıbbında zihinle beden arasındaki ayrışmadan genellikle Fransız dünüşünür Descartes sorumlu tutulur. Plasebo etkisinin ötesinde fazla bir şey yapmayan kadim zamanların hekimleri, zihin ile bedenin iç içe geçmiş olduğunu gayet iyi biliyorlardı. Genellikle tıbbın babası olarak anılan Yunan hekim Hipokrat "içimizdeki iyileştirici güç"ten bahsederken, ikinci yüzyılda yaşamış bir hekim olan Galen" güven ve umudun ilaçtan fazlasını yaptığını "düşünüyordu. Fakat 17.yüzyılda Descartes iki temel madde arasında bir ayrım yaptı: Beden gibi fiziksel cisimler bilimsel yöntemle incelenebilirken, Tanrı'nın bir lütfu olduğuna inandığı zihinsel ruh gibi somut olmayan bir şey bilimsel olarak incelenemezdi.
5
Eren Canpolat
Tıp Tarihi Nedir ?'i inceledi.
%50 (88/176)
Orijinali 2005 yılında basılan bu kitapta yazar tıp tarihi ile ilk kez karşılaşan ve tıp tarihine giriş yapmak isteyen okuru hedeflemiş. Bununla birlikte onlar kendilerini biliyor düşüncesiyle atıf yaptığı meslektaşlarının ismini vermemeyi uygun görmüş. Kitap zaten kısa ve öz, çok uzatmayalım düşüncesiyle de atıfta bulunduğu kaynakların az bir kısmını kaynakçaya dahil etmiş. Okuyabildiğim yere kadar yazar daha çok Batı tıbbı üzerinde durmuş, Doğu tıbbından birkaç cümle dışında pek bahsetmemiş. Bu tutumunda yazarın Batı tıbbının gelişmesinin tıp tarihinin araştırılmasıyla sağlandığı düşüncesinin etkili olduğunu düşünüyorum. Gördüğüm eksikliklere örnek verecek olursam yazar kitabın başında Yunan mitolojisinde tıbbın ve sağlığın tanrısı olan Asklepios'tan ve onun sembol haline gelen üzerine iki yılanın dolandığı asasından bahsetmiş, tıp amblemi olarak kullanıldığını eklemiş. Ancak ne zamanına, nasılına pek girmemiş. Belki duygusal yaklaşıyorumdur ama bu sembolün 1937'de Süheyl Ünver'in önerisiyle ilk defa Türk hekimler tarafından kullanıldığını, seneler sonra 1956 yılında Dünya Tıp Cemiyeti tarafından Dünya Tıp Birliğinin sembolü olarak kabul edildiğini bilen birisi bu durum üzücü. Bir diğer eksik İbn-i Sina'nın isminin geçmemesi. İngilizce metni inceleyip çeviri ile kıyasladığımda çevirinin vasat olduğunu düşündüm, üzerine sık sık yazım hatalarının ve dil bilgisi yanlışlarının gelmesi şevkimi kırdı. Direkt İngilizce kaynaktan okusam daha az zorlanırdım. Hiçbir şekilde istifade etmedim diyemem ama tıp tarihine giriş için daha iyi, daha kapsamlı kaynakların olduğuna eminim.
Tıp Tarihi Nedir ?
Okuyacaklarıma Ekle
2
Eren Canpolat
bir alıntı ekledi.
Uygulayıcıların tüm kuşakları şeker hapı bile olsa reçete vermeleri gerektiğini keşfettiler. Hastaya reçete vermeyen bir hekim hastalarını kaybedecektir, çünkü hasta reçetesiz ayrılmak zorunda kaldığında tipik olarak kendini mahrum kalmış hissedecektir.
John C. Burnham
Sayfa 27 - Islık Yayınları, 1. Baskı
8