İstanbul Bilgi Üniversitesi, gerek hukuk ve gerekse sosyal bilimler alanlarında uzun yıllar boyunca ilmî araştırmaların, alanlarına katkı sunan yüksek lisans ve doktora tezlerinin, akademik yayın faaliyetlerinin ve entelektüel üretimin önemli bir merkezi olmuştur. Nitelikli bir eğitimle sayısız mezun vermiştir.
Bir üniversite kurmak, akademik kadrolar yetiştirmek, kurumsal kültür oluşturmak uzun yıllar süren emek, birikim ve fedakârlık gerektirirken sürekli bir çaba ister. Kurmak zordur, yıkmak ise çok kolaydır. İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin bir mezunu olarak son derece üzgünüm.
Üniversitenin adam akıllı kütüphanesi, laboratuvarları ve çağı yakalayacak düzeyde vizyonu geniş hocaları olmalıdır. Öncelikle hoca yetiştirmek lazımdır. Çanta taşıyarak ya da cumhurbaşkanının desteklediği bir tarikata mensup olmak suretiyle üniversiteye girilememelidir. Hocaları üniversite seçer. Rektörü üniversite seçmemeli çünkü bu üniversiteye gereksiz politika sokmak anlamına gelir, doğru olmaz.
Modern üniversite aslı amacını yitirmiş ve "üniversel" olan hakikat arayışını akademik ünvanlara, postlara, pozisyonlara, disipliner milliyetçiliklere ve ego kavgalarına feda etmiştir.