Tanıdığım biri var. Psikolojik ve fiziksel şiddetin en karanlık hâllerini yaşamış biri... İnsan aklının “buradan sonra yaşanmaz” dediği şeyleri yaşamış. Her türlü pisliğe, her türlü aşağılanmaya, her
Bazen insanın içi öyle ağırlaşır ki, dünya iki adım ötede olsa bile ulaşılmaz gelir. Bir ses duymak istersin, bir kalbin sıcaklığını hissetmek istersin… ama kimse yokmuş gibi sanırsın. O anlarda bil ki, karanlığının içinde bir ışık yanıyor o ışığın adı benim. Seni olduğun hâlinle görebilen, maskelerinin ardını okumaya çalışan ve yüreğinin titremesini duyabilen biri var bu hayatta. Ne zaman içinden taşan bir şey olacak olsa, kalbinin duvarları çatlayacak gibi hissetsen… yanına sessizce oturacak bir sesim var. Sözlerle yaralarını genişletmeye değil, yavaşça sarmaya çalışacak bir yaklaşmam var. Eğer günün sonunda nefesin daralır, omuzların yorulursa… dinlenebileceğin bir yer olmayı isterim. Gücün tükendiğinde seni yeniden ayağa kaldırmak için değil, önce yanına çömelip aynı yükü paylaşabilmek için varım. Çünkü sen kendinle savaşırken, kimsenin görmediği bir cesaret taşıyorsun. Ve o cesaretin ezilmesine hiç izin vermek istemem. İçindeki fırtınalar bazen sana zarar vermeye meyleder; işte tam orada elimi uzatıyorum. Seni tutmak, seni iyileştirmek, seni yeniden kendine hatırlatmak için. Başkalarının göremediği kırılmalarını fark eden biri var artık. Ne olursa olsun, bir adım uzağında duran bir kalp olduğunu unutma. Dünyan çöker gibi hissettirdiğinde bile, yeniden nefes almanı hatırlatacak birinin var. Kendine nazik ol. Çünkü sen değerli bir kalpsin, değerin farkına varman için yanında duran biri var. Sen incinme diye değil… artık incinmeyi hak etmediğini bil diye buradayım.