Bu dünya memleketinde iyilik edenlere tam mükâfat ve fenalık yapanlara da gereken ceza verilmiyor. Zâlim yaptığı zulümle, mazlum ise yaşadığı sıkıntı ile beraber bu dünyadan ayrılıp gidiyorlar.
Elbette o sultanın sonsuza giden saltanatının yeri olan ahirette kurulacak büyük ilahi mahkemede o adalet tecelli edecektir. O sultanın iyilik yapan memurları hükmündeki mü'minleri ve mazlumları diriltip mükâfatı, O'na karşı gelip toplumu rahatsız eden zâlimlere ve kafirlere de yine diriltilip cezası verilecektir. Demek, bu neticelerin ortaya çıkması için ölen insanın diriltilmesi ve ahiretin olması gerekli ve lüzumludur.
○İnsanı kendi kendisinde kaybolmaya çağıran yağmurlar yağar sessizce...
○Değil mi ki cemreler havaya, suya ve toprağa düştüğü kadar ruhunuza da değmektedir. Ve değil mi ki bahar bir yığın hatıranın ayrıntısında ruha dair bir hikayedir.
Oruç, ruhu diriltirken, onun bütün kuvvetlerini de diriltmiştir.
Ölüme doğru koştuğu bu son çağlarda islâm toplumu tam ölmemişse ve hâlâ yaşıyorsa, bunu, gelip gelip dirilten ramazanlara borçludur geniş ölçüde.
Ve bir gün tam dirilecekse, bu da yine bir ramazanda başlayacaktır, ramazanlarla başlayacaktır.
Ey insan! Allah'a dön. Sana senden daha yakın olan,öncesiz, sonrasız, ölümsüz, sonsuz, doğumsuz, diri, gören, işiten Allah'a dön. Ve onun sözleri olan kitaplarına ve onun insana yol gösterici olarak gönderdiği peygamberlere.
Hz. İbrahim'e dön. Ve onunla birlikte ateşe atılsan bile insan putlarını yık. Onunla birlikte, insanın insana tapmasına karşı koy, başkaldır..