Carl Jung - Çocukluk dönemi
Bir gün okuldan sonra Carl Jung, bir katedralin bulunduğu meydana gitti. Gökyüzü masmaviydi ve güneş ışığı katedralin çatısından yansıyordu. Manzaranın güzelliği Jung'u büyüledi. Sonra korkunç, günahkar bir düşüncenin yaklaştığını hissetti ve onu zihninden uzaklaştırmak için çok çabaladı. Birkaç gün boyunca çok acı çekti, uyuyamadı ve kabuslarla işkence gördü. Sonunda, Adem ve Havva'nın günah işlemesini isteyenin Tanrı olduğunu anladığı gibi, bu düşüncelere sahip olmasını da Tanrı'nın istediği sonucuna vardı. Bu fikre odaklandığında, Tanrı'nın tahtında otururken mutlak gücüyle katedralin üzerine pislediğini, yeni çatısını parçaladığını ve tamamen yok ettiğini gördü. Bu vizyondan sonra Jung, daha önce hiç yaşamadığı bir mutluluk ve rahatlama hissetti. Bunun, İncil ve Kilise'nin ötesinde duran yaşayan Tanrı'nın doğrudan deneyimi olduğuna inanıyordu. Babasının eksikliğinin, Kilise ve Kutsal Yazıların ötesinde yaşayan Tanrı'nın bu anlık ve doğrudan hissi olduğunu fark etti. Jung, ilk komünyon ayininde kiliseyle ilgili bir başka hayal kırıklığı daha yaşadı. Ona bunun büyük bir ruhani deneyim olacağı söylenmişti, ancak hiçbir şey hissetmedi. Şöyle dedi: “Benim için bu, dinin ve Tanrı'nın yokluğu anlamına geliyordu. Kilise artık gidebileceğim bir yer değildi. Orada benim için artık hayat yoktu, sadece ölüm vardı.”
Muharrem Ayı Mübarek Olsun
Bu defa Hz. Hasan ve Hz Hüseyin Efendilerimi şiirlerle yad etmeyi diledim. Her ne kadar Salih Suruç hocamın eseri kadar ağlatmasa da gönlümde hüzün bırakan bir eser oldu . Şiir YÂ RESÛLALLAH Senin nûrun gönüllere, Ciladır yâ Resûlallah. İsmin âşık bülbüllere, Salâdır yâ Resûlallah... İnci dizer gözüm yaşı, Medyum gönlüm sana karşı, Senin makamın ki arşı, Alâdır yâ Resûlallah... Mutlu olur seni seven, Her sevgiye lâyıksın sen. Senin ahlâkını öven, Hudâ'dır yâ Resûlallah... Senden başka kimin kimsen, Yoktur, yetiş, bitsin çilem, Senin aşkın bana her dem, Şifâdır yâ Resûlallah... Kim canım vermez sana? Âşıklar aşkınla yana, Miskin Necati yoluna, Fedadır yâ Resûlallah... 🌹 Şiir
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bu korkunç piskoloji kaç kisi yok etti ! , kaç kişi yi hayattan kopardı , hayattan bezdir di , ! bu insansı Bir kopye dir ve kalıp tır ! Bir tuzaktır !
Korkunç derecede üzüleceğimi korkunç derecede isteyişimden bilirim. O yüzden “nasıl olgunlaşılır” diyenler; işe ‘ölçülü istemeyi öğrenmek’ ile başlayabilirsiniz.
"ilgimizin, alâkamızın talibi çok fazla bu dünyada.Her şey bizi bir yerden çekiştiriyor.Madde dünyası çekiştiriyor, siyaset çekiştiriyor,kültür dünyası, sanat dünyası, sosyal medyameşhurların şusu busu, magazin dünyası, moda dünyası, estetik dünya İnsanı her tarafından korkunç bir şekilde çekiştiren bir dünyada yaşıyoruz şu anda. I.kaln
Bizim kavuşmayıp da başkalarının kavuştuğu şeyler, bize vereceği mutluluk kadar başkasına da veriyor mudur acaba? andrey voznesenski, daha açık ve üzüntüyle izah etmiş bu durumu: “ne korkunç, bir başına düşünmek şimdi seni, daha da korkunç, bir başına değilsen oysa...”
1000Kitap