Kalabalık şehirde, dost, aile kalabalığı arasında olduğu halde, ne deniz dibinde ne de yeryüzünde benzeri olmayan korkunç yalnızlığı içinde İvan İlyiç son zamanlarda yüzünü kanepenin arkalarına çeviriyor, ancak geçmişin hayaliyle yaşıyordu.
Bana kalırsa, evliliğin temeli olması gereken sevecenlikle dolu o yüce dostluğu ancak sevgi yaratabildiğine göre, evlilikte mutluluk sağlayan tek şey de sevgidir. Başka amaçlarla yapılan tüm evlilikler cinayettir bence. Çok kutsal bir antlaşmayı lekeleyen bu çeşit evlilikler, tedirginlik ve mutsuzlukla sonuçlanır. Bedenin hırsları ya da para uğruna bu kutsal bağa kıymak, korkunç bir kötülüktür. Ancak güzel bir bedeni ya da büyük bir serveti elde etmek amacıyla yapılan evlilikler için başka bir şey söylemenin yolu var mı hiç?
İnsanlar, insanlar arası ilişkiler, hiç kimsenin bu mesele üzerinde düşünmemesi, kafa yormaması korkunç. Nasıl başarıyorlar bunu, bu kadar kayıtsız ve kör kalabilmeyi?
Madam Michel'de kirpinin zarafeti var: Dışarıdan dikenleri ile zırhlı, tam bir kale, ama bence içinde kirpiler kadar doğrudan bir rafinelik var. Onlar haksız yere duyarsız, uyuşuk görünen, şiddetli oranda yalnız ve korkunç bir şekilde zarif hayvanlar.
❝
Var olmuş çocuğun dört mertebesi vardır. Varlık mertebelerinin ilki, meninin rahme akıp, hayatı kabul etmeye hazırlanmak için kadının suyu ile karışmasıdır. İşte bu şekilde kadının suyu ile karışmış bir meniyi yok etmek cinayettir. İkinci mertebesi, eğer bu meni, kan pıhtısı veya et parçası olursa onu ifsâd etmek, birinciyi ifsâd etmekten daha da korkunç bir cinayet olur. Üçüncü mertebe, çocuğa ruh üfürülür ve azaları belirirse, cinayet daha da korkunçlaşır. Dördüncü mertebesi ve cinayetin en ağırı ise, çocuğun annesinden diri olarak doğduktan sonra hayatına son vermektir.
❞