7/10
·336 syf.··
2026 45. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 16:19
Görmek ile bakmak arasındaki o korkunç uçurum... Saramago, 'beyaz körlük' metaforuyla aslında medeniyetin ne kadar kırılgan bir kabuk olduğunu yüzümüze çarpıyor. İnsan doğasının en çiğ, en bencil haliyle yüzleştiriyor okuyucuyu. Zaman zaman rahatsız edici olmakla beraber sarsıcı bir okuma deneyimiydi benim için.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,2bin okunma
Körlük Gözde Değil, İnsandadır...
9/10
·336 syf.·
2026 183. kitabı
Sivas’ın Kangal ilçesine ilk kez gidiyordum. Çocukluğumdan beri adını duyduğum, dünyanın en güçlü çoban köpeklerinden biri olarak gösterilen Kangal köpeklerini yerinde görmek istiyordum. Fotoğraflarına defalarca bakmış, haklarında onlarca yazı okumuştum. Fakat bazı şeyler uzaktan öğrenilmiyor. Bazı değerleri anlamak için onların bulunduğu toprağa basmanız gerekiyor. İlçeye vardığımda ilk dikkatimi çeken şey bozkırın dinginliği oldu. Şehirlerin bitmek bilmeyen gürültüsünden sonra buradaki sessizlik insana yabancı gelmiyor, aksine yıllardır özlediği bir sesi yeniden duyuyormuş hissi veriyordu. Kangal köpeklerini ilk gördüğüm an ise anlatılan hiçbir cümlenin onları tam karşılamadığını anladım. Heybetleri yalnızca iri cüsselerinden gelmiyordu. Bakışlarında acele etmeyen bir güven vardı. Kendilerini ispatlamak zorunda olmayan canlıların huzuru... Sürünün etrafında dolaşırken attıkları her adım ölçülüydü. Gereksiz hiçbir hareket yapmıyorlardı. Güçlerini göstermek için saldırmaya ihtiyaç duymayan bir asaleti seyrediyordum. Uzun süre onları izledim. Sonra yürümek istedim. İlçenin dışına doğru uzanan eski demiryoluna çıktım. Rayların üzerinde ağır ağır ilerlerken karşıma yıllardır ayakta duran Deliktaş Tüneli çıktı. Taştan örülmüş kemeriyle bozkırın ortasında sessizce bekliyordu. İçeri girdim. Her adımda dışarıdaki gün ışığı biraz daha geride kaldı. Tünelin serinliği yüzüme vuruyordu. Ayak seslerim taş duvarlardan geri dönüyor, sanki önümde benden birkaç saniye önce yürüyen başka biri varmış gibi yankılanıyordu. Tam tünelin ortalarına yaklaşmıştım ki uzaktan rayların titrediğini hissettim. Ardından trenin sesi duyuldu. Hızla duvara yaslandım. Lokomotif yaklaştıkça karanlığın içini delen beyaz far büyümeye başladı. Bir an...
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,2bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gözlerimiz açıkken, gerçekten görüyor muyuz?
Puan vermedi·324 syf.·
2026 46. kitabı
Körlük kitabını okumayanlar bile,  görme yetisinin kaybedildiği beyaz körlük salgınından bahsedildiğini duymuştur. Görmek kitabında ise yine bir salgın söz konusu ve bu defaki beyaz kağıtlarla ilgili. Kitap yine aynı, Körlük'ten bildiğimiz zor yazım burda da devam ediyor (arada durup bir dk, şuan konuşan kimdi diye sorguladığım oldu tabii) Her şey seçim sonuçlarının oldukça şaşırtıcı çıkmasıyla başlıyor. Bu toplu ama sessiz protesto büyük endişeye sebep oluyor ve araştırmalar başlıyor. Başkent kendi kaderine terkedilip sıkı yönetim ilan ediliyor. Devlet erkânı kendine yeni bir başkent bulup olayları uzaktan komuta ediyor. (Burda hem kitabın diline alışma aşaması hem konuya duyduğum ilgisizlik sebebiyle biraz sıkıldığımı itiraf etmeliyim ) Derken ortaya çıkan bir mektup, hem umutları yeşertiyor hem de tüm dengeleri değiştiriyor. Gerisi kitapta, spoiler vermemek adına susmam iyi olacak Şunu belirtmeliyim ki, evvela Körlük kitabını okumak şart! Kitapta sıradan bir seçimden bahsetmiyor yazar, adeta bir manifesto... Suçluları soruşturmak ve yakalamakla görevli Komiserin, suçlu diye damgalanan insanların aslında bir kahraman olduğunu farketmesini, sistemin korkularıyla yüzleşmesini görüyoruz. "Doğarız ve o an sanki ömür boyu sürecek bir pakt imzalamış gibiyizdir, fakat gün gelir, Bunu benim adıma kim imzaladı diye sorarız." İşte bunu kendine soran ve hakikati gören bir Komiser! Devletin, ne halleri varsa görsünler, nasılsa kurallar olmadan yakında kaos çıkar diyerek terkettiği halkın, nasıl huzur içinde yaşadığını da görüyoruz. Yani bu kitapta bir UYANIŞ söz konusu. José Saramago , bakmakla görmek arasındaki farkı yalnızca karakterlerine değil, okuruna da sorgulatıyor. Zorlansam da keyif aldığım bir kitap oldu. Okumayanlara tavsiyedir
GörmekJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 202222,9bin okunma
7/10
·336 syf.··
2026 20. kitabı
Bakmak ve görmenin arasında kalan ince,aynı zamanda derin bir boşluk.Gördüğünü idrak edemeyecek farkındalılığı yitirmiş ahlak çöküntüsü.Güneşin ışıltısına , yağmurun serinliğine , doğan bir çocuğun ruhunun kokusuna , sevmenin ve sevilmemin mütevaziliğine ve daha birçok şeye kör kalmak.Anlatılmak istenen anlaşılandan daha değerli olabilir.Eserde olumlu olduğu kadar olumsuz gördüğüm yerlerde hayli fazla.Her konuyu cinsellikle örneklendirmek ve bu örneklendirmelerin sapıkça oluşu gerekli miydi diye sormadan edemiyorum.Böyle değerli bir konuya değinmenin başka yolları varken , bu vasat örnekler bende olumsuz bir iz bıraktı.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,2bin okunma
Gözler mi Kör, İnsan mı?
Puan vermedi·336 syf.··
2026 7. kitabı
Körlük, sadece görme yetisini kaybeden insanların hikâyesi değil; insanın, toplumun ve vicdanın sınandığı bir roman. Kitabı okurken beni en çok etkileyen şey, yazarın körlüğü fiziksel bir rahatsızlıktan çok, insanın görmezden geldiği gerçeklerin bir metaforu olarak kullanması oldu. Düzenin ne kadar kırılgan olduğunu, insanların zor şartlar altında nasıl değişebildiğini ve vicdanın ne kadar önemli olduğunu düşündüren bir eser.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,2bin okunma
Bu kitabı okumak için mideniz sağlam olmalı
Puan vermedi·336 syf.··
2026 10. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 00:00
Merhablar, Körlük kitabında ışıklı bir görme bozukluğunun salgın şeklinde tüm dünyaya yayılması sonrası yaşananları okuyoruz. 1-2 kişi hasta olursa gerisi onlara bakabilir bu kolay iş, ama günümüzde hiçbirimiz gerçekten üretmezken, birilerinin yiyecekleri marketlere üretip taşıyıp getirmesiyle beslenirken eğer herkes görmez olursa ne olurdu? Marketlere yiyecek taşıyan o ağ çöktüğü anda. İnsanlar bir anda kör olma korkusuyla araç bile kullanamaz olduğunda. Hangi dünyada olursak olalım bu kadarını ben de hayal edemezdim. Ne okudum ben ya dedirtiyor insana. Yazarın ilk Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş kitabını okuyup çok sevmiştim. O yüzden ilk fırsatta herkesin okuduğum körlük ve görmek kitaplarını aldım. Ama bundan sonra diğerlerini okuyabilir miyim emin değilim. Herkesin deli gibi okuduğu kitap bu muymuş, insanlar bunu nasıl okuyor dedirtti. Yanlış anlaşılmasın eleştirdiğim asla edebi yön, yazarın kalemi falan değil. José Saramago 'nun kendine has bir tarzı var. Paragrafsız yazar derler ona ve bu yüzden seviyorum ancak. Bu kitabı hiçbir kadın yazamazdı, yazmazdı. Benim eleştirdiğim çirkin erkek beyni. Erkekler kötülük düşününce illa akıllarına karşı cinse yapılan cinsel suçlar geliyor. Müslüman kadın beynim o ortalarda okuduğum şeyleri asla kabul edemedi. Hatta başlarda okuduklarımı da edemedi. Biz düşeni kaldırmak, eksiği tamamlamak yardım etmek üzere kodlanmışız. Askerlerin körlere böcek, zombi gibi davranmasını da asla anlayamadım. Öldürüp kurtulma isteklerini de, ilaç isteyenlere yardım etmemelerini de. Yazar aslında kitapta iyi ve kötü insanları çok net anlatmış. Askerlerin arasında da yardım etmek isteyenler vardı, en azından öldürmeye karşı olanlar. E karantina sürecinde dışardan yemekleri de yardımseverler yapıyordu. Pandemiyi aklı başında yaşayanlar bilir ki çinde ilk virüs çıktığında da
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,2bin okunma