SEVERMİŞİM MEĞER
Yıl 62 Mart 28
Pırağ-Berlin tireninde pencerenin yanındayım
akşam oluyor.
Dumanlı ıslak ovaya akşamın
yorgun bir kuş gibi inişini severmişim meğer.
Akşamın inişini yorgun kuşun inişine
benzetmeyi sevmedim.
Toprağı severmişim meğer
toprağı sevdim diyebilir mi
onu bir kez olsun sürmeyen
Ben sürmedim.
Platonik biricik sevdam da buymuş meğer.
Meğer ırmağı severmişim.
İster böyle kımıldanmadan aksın
kıvrıla kıvrıla tepelerin eteğinde
doruklarına şatolar kondurulmuş
Avrupa tepelerinin,
ister uzasın göz alabildiğine dümdüz.
bilirim ırmak yeni ışıklar getirecek,
sen göremiyeceksin,
bilirim ömrümüz beygirinkinden azıcık uzun,
karganınkinden alabildiğine kısa.
bilirim benden önce duyulmuş bu keder
benden sonra da duyulacak.
Benden önce söylenmiş bunların hepsi bin kere,
benden sonra da söylenecek.