Puan vermedi·209 syf.··
2011 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2011 04:12
Yazarın bu kitabında Türkiye, Balkanlar, Avrupa ve Kafkaslar'da yaptığı seyahatlerden anılar var. En çarpıcı bilgi ve hatıralar Balkan ülkelerinin anlatıldığı sayfalarda. Özellikle, Bulgaristan, Bosna-Hersek ve Kosova gezileri oldukça detaylı bilgilerle dolu. Buralara seyahat etmek isteyen kişiler için faydalı olacaktır. Özellikle de Türkçe gezi kitaplarında hemen hemen hiç bahsedilmeyen Priştine, Prizen, Gostivar gibi eski Osmanlı şehirleri ile ilgileniyorsanız, bu kitabı okumanız gerekli. Bunun dışında yazar, hemen hemen her gittiği şehirle ilgili olarak, orasıyla ilgili bir şiir alıntılamış veya Evliya Çelebi'den aktarmalar yapmış. Ancak, bazı yerlerde bu alıntılar gereksiz olmuş.
Mostar'dan Tiflis'e Gezi NotlarıRıdvan Canım · Birey Yayınları · 20027 okunma
7/10
·216 syf.··
2021 1. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2021 23:21
Kosova'nın Priştine kentinde varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Elyesa Bazna, ailesi İstanbul'a göç edince zenginlik dönemlerini unutmak zorunda kalır. Daha sonraki yıllarda zorlu hayat mücadelesine ayak uydurmakta güçlük çeken Bazna, kısa yoldan çok para kazanma hayalleriyle İngiliz Büyükelçiliği'nde çalışmaya başlar ve burada öğrendiği önemli ve gizli bilgileri Almanya hükümetine para karşılığı vererek bir nevi gönüllü casus olarak yaşamını sürdürür. Çiçero namıyla oldukça hatırı sayılır bir isim yapan Bazna, ne yazık ki umduğu gibi bir yaşam süremez. Bütün umudunu Almanya Hükümeti'nden gelen paraya bağlayan Çiçero'yu acı bir sürpriz bekleyecektir. Arnavut asıllı Türk casus Çiçero'nun ibret dolu yaşam öyküsünü kendi dilinden dinlemek isterseniz bu kitabı okumalısınız...
ÇiçeroDiello Elyesa · Elhamra Yayınları · 20191,025 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bireh, Bireh, Bireh
Puan vermedi·208 syf.··
2020 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2020 11:56
Bazı kitaplar vardır. İyi ki okumuşum dediğiniz. Bazı kitaplar da vardır. Neden daha önce okumadım dediğiniz. İşte bu kitap benim için neden daha önce okumadım dediğim kitaplardandır. Küçüklüğümden beri kendisini takip ettiğim ve saygı duyduğum Yavuz Bülent Bakiler beyefendinin bu eserinde çok da uzağımızda olmamamıza rağmen ruhen ve maddeten çok uzağımızda kalmış ya da itilmiş Üsküp (Makedonya), Kosova, Priştine, Kalkandelen özelinde Balkanlar Türk ve Müslüman kardeşlerimizin hazin durumunu kimi zaman hüzünlerek, bir of çekerek, kimi zaman da gözlerimden yaş süzülerek okudum. Bu kitabı okuduktan sonra inanın Balkanlara ve oradaki soydaşlarımıza, Türklüğümüze çok daha başka gözle ve merakla bakacağınızdan emin olabilirsiniz. Kütüphanesinde bu kitabı bulunduran anne babalar önce kendileri, sonra evlatlarına muhakkak okutmalılar. Evlatlarımızın Türklük ve Müslümanlık şuuruyla yetişmesini istiyorsak böyle eserlerin bize çok büyük yardımı dokunacağını bilmemiz gerekir. Ayrıca Yakın Plan Yayınlarına böyle güzel bir eserle bizleri buluşturduğu için teşekkür ediyorum.
Tarih
Üsküp'ten Kosova'yaYavuz Bülent Bâkiler · Yakın Plan Yayınları · 2018844 okunma
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2017 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2017 23:24
Kırım ulus olarak hala mazimizde yara. Ve biz ulus olarak yaralarımız hakkında konuşmayı pek sevmeyiz. o yüzden Balkan ve Kırım konusu pek dillendirilmez. Üzüntülerinizi dile getirdiğiniz zaman faşist damgası da yersiniz. Açık konuşmak gerekirse ismime imzalı bir hediye olmasının yanında benim için kitabı değerli kılan başka sebeplerde var. Bu konuyu ayrıntılarıyla açacağım ama dillendirmeden önce bir itirafta da bulunayım eğer Sayın Mehmet Bey bana okuma fırsatı vermeseydi, bir kitapçıda bulup alma olasılığım düşük olacaktı. Malum kitapçılarda ilk uğradığımız köşe ''Çok satanlar'' bölümü olduğundan. Anne ( Annemin babası)tarafım Kosova'dan gelme terkedilmiş bir Rum köyüne yerleştirilmiş aile.(Bursa) Senelerce Rumların malına konmuş olmakla suçlanmışlar. Ki orada bıraktıklarının lafını açmayacağım. Priştine de Türbedar olan aile fertleri( Sultan Murat'ın) Rum'un Kireç evini ne yapsın ?? (!) Senelerce evlerinin eski sakinlerinin torunları tarafından tacize uğramış bir aile. Ki bu torunlar evin altını üstünü, bahçesini talan edip gömü bulmaya çalışan bulamayınca da siz aldınız değil mi diye iftiraya uğramış bir aile. Yani evleri hiç bir zaman ev olamamış... Muhacır ve Mübadil farkını öğrenememiş insanlara da onca laf anlat tabi... Kitapta bir söz vardı. Padişah İstanbul'u verse de buralara dokunmasa keşke diye. İşte bizimkilerde devamlı Doğu'yu kaybetseydik de Balkanlar hala bizim olsaydı keşke derler. Bu sebepledir ki Tuna'nın türküsü'nü sevmeme gibi bir ihtimalim yok. Çünkü buna benzer hikayeleri duyarak büyüdüm. Annane tarafımda Yunanistan'dan göç edip adapazarına yerleştirilmiş bir aile onların da çok acıklı öyküleri var. Kitabı okurken hep o hikayeler geldi aklıma. Düşüne düşüne okudum. Bu yüzden de okumam uzun sürdü. Bu hikaye ilgili tek sıkıntım puntonun
Tuna'nın TürküsüMehmet Yılmaz (Samsunlu) · Roza Yayınevi · 2015105 okunma
10/10
·102 syf.·
2017 4. kitabı
Priştine Kosova'nın başkenti. Bunu dahi bilmeden, bir roman okuyorum düşüncesi ile kitaba başladığım için birçok temel mevzuyu kaçırdım. Size önerim roman düşüncesine kapılmayın. Kitap daha çok okunsun diye roman türünde yazılmış, aslında bir tarih barındırıyor. Gerçekleri saklıyor bağrında ve okuyanı yetiştiriyor. Günümüz Türkiye siyasetinde kullanılan kelimelerin çoğunun nereden geldiği tahmin edebiliyorum artık. Söylenecek çok şey var, fakat toparlamak kolay değil. Kitabın ele aldığı konu Kosova ve Sırbistan arasında yaşanan savaş ve dahası... Her sayfasında yüreğim dolu dolu, meselenin vahimliği ve tarihin ağırlı ile ağlayarak okudum. Albanka, Arben, Hana, Hasan, Recep, Şarban... hikayeleri, yaşadıkları, o dönemin çileleri... Allah hepsine, tüm katledilenlere rahmet eylesin.. Okuduğum sayfada adeta görüntüleri görüyor, bakamıyor, başımı kitaptan başka yöne çeviriyordum. Duygularımı arkaya atıp yorumlayamıyorum şuan. Suyu çok bulandırdığımı farkındayım. Kusura bakmayın. Asıl mevzu bir cümle; ıskalamayın okuyun, okuyun ve okuyun. dipnot; 2004'ten bu yana rafımda olan bir kitaptı. İlkokulda bulunduğum ilçenin Belediye Başkanı tarafından hediye edilmişti, bir başarım sebebiyle. Belediye Roman Armağanı Birincilik ve İkincilik ödülü almış iki kitap vardı hediyeler arasında. Kayıplar Kosova ikincilik ödülünü almış. Girişi itibariyle ısınamadığım için okumamıştım yıllardır. Birincilik ödülü alan kitabı sanırım iki kez okudum. İki kitap için de çok teşekkür ederim ama bu kitap için çok çok teşekkür ederim. Her kitap için bir zaman var, bunu iyi anladığım bir dönem geçirmiştim. Bu kitabı elimde olduğu halde 13 sene üzerine okuyarak bir kez daha bu durumu tecrübe ettim. Daha çok tarih okumakta fayda var. İyi okumalar
Kayıplar KosovaZeki Bulduk · Şehir Yayınları · 20010 okunma