On yaşında ama arslan yavrusu Bildiği yalnız bir Allah korkusu Gözünü yıldırmaz kılıçla ateş Bir yaman çocuktur sözün doğrusu
Heme Mırze Sıl: "Çünkü ben dağların anahtarını (Mı kılite kou kerd vindi) yani çok sevdiğim yiğit oğlumu çatışmada kaybettim."Dağların anahtarını kaybetmek değil; halkımızın evlatlarının kişiliğinde yeniden bulmak umuduyla.) 
Sayfa 17
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mısır doktrininde, insanın bu yaşamda yalnızca hati ve bai adı verilen hayvani ruh ve rasyonel ruhun bilincine sahip olduğu düşünülüyordu. Buna göre varlığının yüksek kısmı, chcybi ve kou, manevi ruh ve ilahi ruh, onda bilinçsiz bir tohum olarak var olur ve bu yaşamdan sonra, kendisi bir Osiris olduğunda gelişir.
Sayfa 165
Burada Kabala'da bulunan bu yedili insan yapısının Mısır terimlerini vereceğiz.: Chat maddi bedeni, Anch yaşam gücü, Ka çift eterik veya astral beden, Hati hayvan ruhu, Bai rasyonel ruh, Cheybi manevi ruh, Kou ilahi ruhtur. Ezoterik doktrinin bu temel fikirlerinin gelişimi Orpheus'un kitabında ve özellikle Pisagor'un kitabında bulunabilir.
Sayfa 163
Aan de oever van de Piedra zat ik, en ik huilde. Door de winterse kou voelde ik hoe mijn tranen over mijn gezicht gleden. Ze vielen in de ijskoude waterstroom voor mij. Ergens komt deze rivier in een andere uit, daarna in nog een andere, totdat -ver van mijn ogen en mijn hart- al dat water uitvloeit in zee. Dat mijn tranen zo naar de verte mogen stromen, opdat mijn geliefde nooit te weten komt dat ik ooit om hem gehuild heb. Mogen mijn tranen naar de verre verte stromen. Dan zal ik de Piedra vergeten en de paden waarover we samen gelopen zijn. Ik zal de wegen, de bergen en de velden van mijn dromen vergeten -dromen die de mijne waren, en die ik niet kende. Piedra ırmağının kıyısında oturdum ve ağladım.Kışın soğuğu,yüzümdeki yaşları hissettirdi bana ve bu yaşlar, önümden akıp giden donmuş sulara karıştı.Bu ırmak bir yerlerde bir başka ırmağa kavuşuyor, sonra bir başkasına ve bütün bu sular,gözlerimden ve gönlümden çok uzaklarda, sonunda denize kavuşuncaya kadar böylece akıp gidiyor. Gözyaşlarım böylece çok uzaklara akıp gitsin ve aşkım, bir gün onun için ağladığımı hiç bilmesin. Çok uzaklara aksın gözyaşlarım ve ben,ırmağı,birlikte yürüdüğümüz yolları unutayım. Hayallerimin yollarını, dağlarını ve tarlalarını unutacağım; bana ait olan ve bilmediğim hayalleri.
Sayfa 13 - Uitgeverij De Arbeiderspers·Kitabı okudu
Edebiyat
Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; köțu yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.