Puan vermedi·576 syf.··
2026 9. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2026 19:25
Gümüş Elit ~ Dani Francis . Özel yeteneklilerin cezalandırıldığı bir evren düşünün. Wren de tam bu dünyada yaşayan; hem yeteneğini geliştiren hem de bunu yaparken saklanan bir kızdı. Onu yetiştiren Jim Amcası ile herkesten gizlenip Başkaldırı için hazırlanıyordu. Mod denilen türden olan kızımız, güçlerini saklarken yaşanan bir olayla amcasının kimliği açığa çıkıyor ve öldürülüyor. Wren için her şey tam da bu noktada değişiyor. Bir Aykırı mı yoksa masum mu olduğu sorgulanan Wren’in yolu düşmanlarıyla kesişiyor ve elit eğitim programına mecburen dâhil oluyor. Gümüş Blok eğitimleri, buranın resmen bir savaş arenası oluşu inanılmazdı. Özellikle ilk andan itibaren ona şüpheyle yaklaşan, inanılmaz yakışıklı ama aynı zamanda asıl düşmanı olan Yüzbaşı Cross ile her şey daha da karışıyor. Evrenin detaylarını çok sevdim. Kışkırtıcılar, Modifiye’ler, Aykırılar ve daha birçok tanım ile özellikle insanların ayrışan tarafları beni inanılmaz heyecanlandırdı. Wren’in zihin bağlantıları ve Başkaldırı’nın yanında oluşuyla, bu ortamda zorla kalması arasındaki çatışmayı çok sevdim. Yüzbaşı’nın Wren’i zorla eğitime dâhil etmesi ve kızımızın başta tam bir işe yaramaz gibi davranması; sürekli sorun çıkarması ya da kaçmaya çalışması çok keyifliydi. Direnç gösteren karakterler severiz Hem sınavlar, hem insanlar hem de rekabetle dolu bir ortamda, tam güvenemesem de hissettiğim bağları, tutkuyu ve Yüzbaşı – Kanadı Kırık Güvercin dinamiğini aşamayacağım! Eğitmenler, çıraklar, dersler ve sınavlarla dolu bu aksiyon evrenini aşırı sevdim. Wren’in arada kalmış ama davasına bağlı hâli çok güzeldi. Hem buradan kovulmak istiyor hem de merak uyandıran dersler ilgisini çekiyor. Biraz ukala, bolca özgüvenli ve okunması keyifli bir karakterdi. Ama en çok Cross’u sevdim… Bana öyle yüksek bir enerji sundu ki
Gümüş ElitDani Francis · Yabancı Yayınları · 2025154 okunma
Karanlığın Görkemi: Milton’un Epik İsyan Senfonisi
10/10
·236 syf.··
2026 82. kitabı
İnsanlık tarihinin en görkemli düşüşüne, gökyüzünün gümüş kapılarından cehennemin kükürtlü karanlığına uzanan o devasa uçuruma hoş geldiniz. John Milton, Kayıp Cennet ile sadece bir hikaye anlatmıyor; o, kelimelerden bir katedral inşa ediyor ve bizi bu yapının en karanlık mahzenlerinde, "hükmetmenin hizmet etmekten daha evla olduğu" o meşum fısıltıyla baş başa bırakıyor. ​Milton’un kalemi, mürekkebini sanki bizzat yıldız tozundan ve cehennem ateşinden almış gibidir. Kitabın kapağını araladığınız an, kendinizi alışıldık bir edebi metnin içinde değil, evrenin henüz şekillenmediği, ışıkla karanlığın amansız bir kavgaya tutuştuğu o kadim başlangıçta buluyorsunuz. Yazar, kör gözlerinin ardındaki o muazzam vizyonla, Tanrı’ya isyan eden Mağrur Melek’i öylesine kanlı canlı, öylesine trajik bir ihtişamla resmediyor ki; okur olarak kendinizi bir yandan kutsal olanın dehşetine kapılmış, diğer yandan Şeytan’ın o yıkık ama boyun eğmez gururuna hayranlık duyarken yakalıyorsunuz. Bu, edebiyat tarihindeki en büyük paradokstur: Milton, kötülüğü bile estetik bir zirveye taşıyarak insanın içindeki o bastırılamaz isyan dürtüsünü kağıda dökmüştür. ​Okurken nefesinizi kesen şey sadece olay örgüsü değil, Milton’un Türkçede bile yankısı dinmeyen o ağırbaşlı, müzikal ve adeta ilahi bir ritme sahip üslubudur. O, Adem ile Havva’nın masumiyetini bir şafak vakti kadar berrak anlatırken, cennetten kovuluşun acısını ise ruhunuza saplanan bir hançer gibi hissettiriyor. Bilgi ağacının yasak meyvesine uzanan o el, aslında sadece bir günahın değil, insanın kendi kaderini tayin etme arzusunun, acıyla yoğrulmuş özgürlüğünün ilk adımıdır. Milton bize şunu fısıldar: Cennetten kovulmak bir son değil, insanın kendi içindeki o bitmek bilmeyen trajedinin, varoluş sancısının asıl başlangıcıdır. ​Kayıp Cennet,
Edebiyat
Kayıp CennetJohn Milton · Gece Kitaplığı · 20191,447 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2026 15:47
Nurdan Gürbilek, İkinci Hayat’ta bizi o tekinsiz eşiğe götürüyor: Kaçmak, kovulmak ve dönmek arasındaki o ince çizgiye. Bu kitap; evini kaybedenlerin, yerini yadırgayanların ve hayatı bir kırılmadan sonra yeniden kurmaya çalışanların hikayesi. Sadece bir deneme kitabı değil, aynı zamanda Tanpınar’dan Oğuz Atay’a, Edward Said’den Benjamin’e uzanan devasa bir entelektüel harita.
İkinci HayatNurdan Gürbilek · Metis Yayıncılık · 2020420 okunma
10/10
·80 syf.··
2026 12. kitabı
Merhaba bugün sizlere Agâh Ensar Can ın kalem almış olduğu "HAYAL KIRIKLIĞI PLAĞIN A YÜZÜNDE" kitabı. ​"Bu kitapta herkes bildiğini okuyor" cümlesiyle başlayan kitabımız,insan doğasının trajikomik yanlarını ve çaresizliklerini anlatan 10 kısa öyküden oluşmaktadır. Beğendiğim öykülerin iki tanesinden bahsetmek istiyorum. •Bir Çeşit Adam:Süleyman Efendi,hayatı boyunca fakirlikten ve borç batağından çektiği kadar hiçbir şeyden çekmemiştir.Tek kurtuluş ümidi olarak,yıllardır emek verdiği işinden tazminatını alarak ayrılmayı görür.Ama istifa ederse bu hakkını kaybedeceğinden kendini kovdurmak için akla gelmeyecek yollara başvurur. İşe geç gelir, işleri yavaşlatır, hatta iş arkadaşlarını yanlış yönlendirir; ne var ki bir türlü kovulmayı başaramaz.Yaptığı her hamle,kovulmak yerine sadece maaşından ciddi kesintiler yapılmasıyla sonuçlanır. Sabrı taşan Süleyman Efendi,sonunda patronun karşısına çıkıp ağzına geleni söyler;fakat bu bile yetmez,yalnızca ücretsiz izne çıkarılır.Pandemi döneminin zorlu şartlarında,yapayalnız ve beş kuruşsuz kalan Süleyman Efendi sessizce dünyadan göçüp gider.Öyle ki,cansız bedenini bulanlar bile üzülen yakınları değil,peşindeki alacaklıları olur. •Gözyaşı Kotası:Bu öyküde kadınları kendine aşık edip,hiçbir şey olmamış gibi terk eden Cafer’in hikâyesine tanık oluyoruz. Ancak son kurbanı Gizem, diğerlerinden farklıdır.Terk edilirken kurduğu şu cümle Cafer’in zihnine mühürlenir: "Bir insanın ömür boyu dökeceği gözyaşı ortalaması on litredir derler.Sayende ben kotamı doldurdum,geri kalan hayatıma musmutlu devam edeceğim." Bu söz Cafer’de bir saplantıya dönüşür.Kendi kotasını doldurmak için durmadan hüzünlü filmler izler, romanlar okur,ağlamak için her yolu dener.O kadar çok ağlar ki, sonunda gözpınarları kurur.En acı ailevi olaylarda bile içi kan ağlasa
Hayal Kırıklığı Plağın A YüzündeAgâh Ensar Can · Kaktüs Sanat Yayınları · 202521 okunma
8/10
·368 syf.·
2026 20. kitabı
Suriye sınırından, Norveç’e Stavanger şehrine uzanan bir hayat.. Mülteci kampında patlayan bir bombadan bebeği kurtarmak için çırpınan cerrahın evine, cenaze törenine gelebilir o bebek. 40 yaşındadır. Zamir’in hayata tutunduğu el-Aman mülteci kampına ve 40 yıl sonraki, yetişkin, barış görüşmeleri yapıp dünyada huzur ortamı oluşturmaya çabaladığı güncel hayatına gidip geliyoruz. Bir geçmişe, bir şimdiye ulaşıyoruz her bölümde. Geçmişte, bebeğin annesinin öyküsü, kadının alınıp satılabilmesi, terörün köyleri ele geçirmesi, köydeki hayat şartları, çocuk yaşta bir annenin bebeğinden vazgeçişi, bebeğin Zamir olarak yeniden doğuşu.. Şimdide, Zamir’in çağındaki kaoslar, çatışan ülkeler, ikinci sınıf insan muamelesi gören milletler, Almanya’dan kovulmak istenen Türkler.. Zamir önce bir dilenci gibi hayır kurumlarının yüzü olur sonra bu alçaklıktan tiksinip dünyada kalıcı barışı getirebilmeye çabalar olur. Gereken yeni bir dindir. Öldürmenin yasak olduğu ama aynı zamanda da imkansız olduğu bir din. Soluğu Mekke’de alır. Ve son.. Hakan Günday okumak ciddi bir niyet ve ön hazırlık istiyor. Ruhunu, zihnini, okuma ortamını ve zamanını bile hazır etmelisin çünkü hikaye bir film gibi akarken kitap uzun süre elinden düşemeyecektir.
ZamirHakan Günday · Doğan Kitap · 20216,3bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 5. kitabı
Bir sabah uyandığında geride kalmış tüm hayal kırıklıkların aklına gelirken ayaklarının altında ezilen yumuşacık halı zerre umurunda olmayacak. Ya da çivi gibi bir soğukla yüzleşirken çoraplarının koridorun bir köşesinde durduğunu fark etmeyeceksin. Uğursuz bir rüzgâr, perdeleri teğet geçip sırılsıklam sırtına vurduğunda oradaki havlunun yokluğunu da hissetmeyeceksin. Büyüdüğünü haber veren tek şey, günün yirmi dört saatten kısa sürdüğünü fark eden gecikmelerin olacak. Hayal Kırıklığı Plağının A Yüzünde; Agah Ensar Can kaleminden, Kaktüs Sanat Yayınlarından basımı yapılan, 78 sayfadan ibaret öykü kitabı. Bir Çeşit Adam öyküsünde; borçlardan ve çalışmaktan bunalmış, yaşı geçkin ama çalışmaktan başka çaresi olmayan, tek çözümü tazminat ile kovulmak olan bir karakterin yaşadıkları anlatılıyor. Büyümüş te Küçülmüş öyküsünde; çocuklar erken yatmayı hiç sevmezler. Genelde hepimiz hadi yat artık söyleminde bulunmuşuzdur. Çocuk gözünden, erken yat sözünün neler hissettirdiğini, neden sorusuna verilen cevaba istinaden, erken yatıp, rüyasında; büyüdüğünü, iş ve ailesi olduğunu gören bir çocuğun, uykunun, çocuk oyunları oynamadan büyümenin ne kadar üzüntü verdiğini görmesiyle artık büyümek için acele etmeyeceğine dair kendi kendine söz vermesi konu edinilmiş. Gözyaşı Kotası öyküsünde; gözyaşının kotası mı olur sorusunu sorduruyor bizlere. Oluyormuş. Olmadık şeylere dökülen gözyaşlarının, gerçek acılar karşısında bir damla akamaması anlatılıyor. Üç maymun öyküsünde; bazı insanlar görünmez gibi dikkat çekmezler. Yanından geçersiniz, ama görmezsiniz. Bazen bende markette sırada görünmez olduğumu düşünürüm. Uzun bekleme sonunda, tam kasaya gelmişsinizdir, birisi gelir elindekileri sizden önce bırakır. Onun saygısızlığı mı daha sinir bozucu, kasiyerin onun alışverişini öne alması mı
Hayal Kırıklığı Plağın A YüzündeAgâh Ensar Can · Kaktüs Sanat Yayınları · 202521 okunma