gerçek yaşamla yaşanmamış yaşam arasındaki, olduğumuz kişiyle olmak istemediğimiz kişi arasındaki en kısa mesafe, ünlü ressam M.C. Escher'in şeytani bir acımasızlıkla tasarlamış olduğu bükümlü bir merdivendir.
Haruki Murakami
Oncelikle.. gercekten uzun blr inceleme olmasini dileyerek basliyorum yazmaya. Bu benim ilk incelemem olacak bu yuzden tam olarak bir fikrim yok? yani nasil bir giris de bulunmam konusunda
Seni sık sık rüyamda gördüm, biliyor musun? Çok canlı rüyalar, kurgusu akla yakın. Rüyalarımda beni hep umutsuzcs arıyordun, bir labirentte ve bazen iyice yaklaşıyordun yanıma. Sana seslenmek istiyordum: "Ha gayret, biraz daha, geldin sayılır! " Beni bulur da kollarına alır, bana sarılırsan, karabasanın sona ereceğinden ve her şeyin yeniden eskisi gibi olacağından kuşkum yoktu. Ama ağzımı açtığımda hiç sesim çıkmıyordu ve sen de karanlıkta, beni görmeden önümden geçip gidiyor, yolunu sürdürüyordun. Rüyalarım hep böyle son buluyordu, ama yine de bana yardımcı oluyorlar ve cesaret veriyorlardı.
Zaten bu arada az insan kurtarmadın sen. Ama kendini kurtarmayı başaramadın. Ve kimse kurtaramadı seni. Var gücünü ve olanca karma'nı başkalarını kurtarmaya harcadın. Kendin için artık zerresi bile kalmadı, hepsini başka yerlere saçtın. Sana hiçbir şey kalmadı.