gerçek yaşamla yaşanmamış yaşam arasındaki, olduğumuz kişiyle olmak istemediğimiz kişi arasındaki en kısa mesafe, ünlü ressam M.C. Escher'in şeytani bir acımasızlıkla tasarlamış olduğu bükümlü bir merdivendir.
Zaten bu arada az insan kurtarmadın sen. Ama kendini kurtarmayı başaramadın. Ve kimse kurtaramadı seni. Var gücünü ve olanca karma'nı başkalarını kurtarmaya harcadın. Kendin için artık zerresi bile kalmadı, hepsini başka yerlere saçtın. Sana hiçbir şey kalmadı.
Birinden nefret ettiğinizde en kötüsü nedir bilir misiniz? Nefret ettiğiniz kişinin çok isteyip de bir türlü ulaşamadığınız bir şeyi, şaşılacak bir kolaylıkla sahiplenmesi.
Neyse, rastlantı olsun ya da olmasın, zemberekkuşunun Tarçın'ın anlatısında büyük bir etkisi vardı. Sadece kimi kişilerin duyabildiği ötüşü, işitenleri kaçınılmaz felaketlere sürüklüyordu...Bir masaya konan ve zemberekleri kurulan mekanik bebekler gibi, insanlar kendilerinin seçmediği yönlerde ilerliyor, hiç arzu etmedikleri işler yapıyorlardı. Zemberekkuşunun sesini duyurabildiklerinden neredeyse hepsi, ya korkunç kayıplar yaşıyor ya ölüyorlardı. Masanın kenarına kadar ilerleyip boşluğa düşen bebeklere benziyorlardı.