Hesiodos,Theogonia’sı Homeros’un İlyada’sı ile birlikte, en eski yazılı kaynaklar arasında gösterilir. Thegonia, Tanrı’ların yaratılış destanını anlatır; Tanrı’ların soyağacını çizmemize yardımcı olup, bir yere oturtmamızı sağlıyor.
Hesiodos, evrenin başlangıcını şu cümle ile özetliyor: “Khaos, her şeyden önce var olandı...” Khaos, sonsuz boşluk demektir. Boşluktan, Gaia (Toprak Ana), Eros (Aşk), Karanlıklar (Nyks-Erebos) oluşur. Gaia, Uranos’u (Gök) ve Pontos’u (Deniz) doğurur kendi kendinden. Gaia ve Uranos soyundan 12 Titan soyu doğar ve kehanete göre, Uranos-Kronos-Zeus babadan oğula, oğulun babayı tahtan indireceğine dair kehanetler yüzünden, Babaların, sürekli doğan çocukları yutması, anne karnından çıkmasına izin vermeden annenin şişmesine varan sebep-sonuç ilişkileri anlatılıyor. Titanomakhia (Titanlar Savaşı) ile mitolojinin Olympos’una Tanrı’ların hakim olması ve asıl olaylara giriş yapılıyor.
‘Başlangıçta Khaos vardı’ açıklaması, felsefe ve bilim için, kaç milyon yıl önce söylenmiş çok önemli bir giriş cümlesi önemine sahip. Evrenin yaratılışında da, bilimsel açıklamıştı da “başlangıçta toz bulutu vardı...” minvalindedir. Hesiodos’un Khaos’u, gökyüzünün uçsuz bucaksız oluşuna bir gönderme olabilir, emin olmamakla beraber, en mantıklı açıklaması bu. Mitolojinin efsaneler silsilesi denilip kenara atılması, bilime katkısının görülmemesi ve tıpkı Mantıkçı Pozitivistler (Viyana Okulu) gibi, Felsefe’nin bilimlere ulaşmasında hizmetçilik ettiğini düşünmesi gibi, çağımızın bu tür yanlış ve bağnaz tefekkürlerini de çürütüyor.
İşler ve Günler’de de, Hesiodos, “çiftçilerden” janrı edebiyata sokan ilk şair olduğundan söz ediliyor ve Homeros’un yazıtlarına oranla (Homeros, Tanrılar ve soyluları konu edinir), her sınıftan insan resmetmesi mühimdir. ‘Hesiodos’la Anadolu