k.

k.
@ktheprofessional
çünkü insan kendinde ne kadar çok şeye sahipse, dışarıdan o kadar az şeye ihtiyacı vardır ve başkaları onun için o kadar az değerli olabilir
Sayfa 28·Kitabı okuyor
Reklam
kendilerini çevreleyen dünyayı, yaşamın ilk yıllarında edindikleri ve sonrasında hiç çıkartmadıkları, gerçeğin biçimini bozan gözlüklerin arkasından görürler.
Sayfa 27·Kitabı okudu
şansla gelen hiçbir şey kalıcı değildir, ne kadar yükseğe çıkılırsa, düşme olasılığı da o kadar artar. ileride bitecek olan şeyler kimseyi mutlu etmez, dolayısıyla kazanmak için çok çalışmak zorunda olan insanların yaşamının sadece en kısa değil, en sefil yaşam olması kaçınılmazdır. isteklerini zahmetle kazanır, kazandıklarını da kaygıyla ellerinde tutarlar. bu arada asla kaybettikleri zamanı geri alma fırsatları olmaz.
sürekli bir işle meşgul olanlar zavallıdır; kendi işleriyle meşgul olmayanlar, başkalarının uykusuna göre uyuyanlar, başkasının adımına göre yürüyenler ve kendilerine, yaşamdaki en özgürce eylemler olmasına rağmen, sevmeleri ve nefret etmeleri buyurulan kişiler daha zavallıdır. bu kişiler yaşamlarının ne kadar kısa olduğunu bilmek istiyorsa, yaşamlarının ne kadar az bir kısmının kendilerine ait olduğunu düşünsün.
Sayfa 74·Kitabı okudu
bizim hikayemizin tuhaf, hatta itici yanı; şehrin ve insanların, sokaklarda yürüdükçe sezdiğimiz karanlık ve korkutucu yanlarıyla karşılaştırıldığında, o kadar da önemli değildi belki. şehir bize hayatlarımızın sıradan yanını hissettiriyor ve herhangi bir suçluluk duygusuna kapılmadan alçakgönüllü olmayı öğretiyordu.
Sayfa 403·Kitabı okudu
Reklam