Dmla

Dmla
98 okur puanı
Ocak 2016 tarihinde katıldı
Puan vermedi·282 syf.·
2023 1. kitabı
Sınırsız sayıda hayatı deneyimleyebilme imkanı sunan bir yer "gece yarısı kütüphanesi" Nora intiharın eşiğinde ümitsiz, genç bir kadındır. Gece yarısı kütüphanesi sayesinde hayatının farklı versiyonlarını deneyerek pişmanlıklarından dönme şansına erişti. Aslında bu sınırsız hayat varyasyonları eğlenceli gibi görünse de ve kök hayatımızdan her zaman daha iyidir gibi düşünsek de bu kitap sayesinde aslında hangi hayatı yaşarsak yaşayalım hayatın%100 mutluluk vaadetmediğini kavrıyoruz . Kitapta algılayabildigim çıkarımlar şunlar oldu.. seçimlerimizin ne kadar önemli olduğu, çoğu hayalimizi aslında başkalarının bizden beklentileri oluşturuyor, hayatımızın sorumluluğunu üstlenmeli ve seçimlerimizden pişman olmak yerine var olan durumda ne yapmalıyız buna bakmalıyız. Ve ne yaparsak yapalım birileri yeterince mutlu olmayacak, insanları tatmin etmek için yarış atına dönüşmeyin.
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·292 syf.·
2021 14. kitabı
Henüz yarısındayım. Mantıksız davranışli ana karakterler beni biraz okurken geriyor. Ne yaptığı niye yaptığı bir türlü anlayamıyorum. Belki çok açıktır belki benim algılarimda sorun vardır. Yahu ama bir insan bile bile niye saçmalar tamam aşıksın tamam gençsin tamam yönünü kaybettin ama bu ne saçmalıklar . Hayır iyi niyetli de bir çocuk o yüzden kızamıyorum da. Ne diyim. Kitap bitince incelemeyi guncellerim.
Şanzelize Düğün SalonuTarık Tufan · Profil Yayıncılık · 20178,6bin okunma
Puan vermedi·172 syf.·
2021 8. kitabı
Öncelikle Alex ben senin nerden kardeşin oluyorum ? Bunu bana bir açıkla. Her kardeşim sözcüğünü okuduğumda sülük gibi yakama yapıştigini hissettim.Ama argo yazı tarzı ilginç olmuş. Yazarın amacı insanı rahatsız etmekse evet başardı, kötülüğü anlatmaksa evet başardı , baskıcı bir rejimde patlak veren sorunları ve ele yüze bulaşan çözüm arayışlarını ( Her zaman bir yerden patlak verir, ya da başlı başına ezelden patlaktir) anlatmaksa evet onuda başardı. Kitapta ayrıca şu düşüncelere kapıldım.. Birincisi insanın herhangi bir konuda olsa bile seçim şansının olmaması ne kötü bişeymis arkadaşlar ya. (Sadece iyi yada kötü olmayı seçmek değil mesele) İkincisi huylu huyundan vazgeçmezmiş , insanların bünyesiyle de oynasan, tehdit de etsen bir şekilde rahat ortam görünce hemen içindeki gerçek kişiliği ortaya çıkıyor. Yalnız kitabın sonunda Alex de meydana gelen değişimin yaşının ilerlemesine , olgunlaşmasına falan bağlanıp insanoğlu böyledir işte çocukken olur öyle ehehehe modunda bitmesi sığ kalmış. Yine de modern klasiklerde olmayı hak ediyor mu? Tabiki. İyi okumalar.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113bin okunma
Puan vermedi·128 syf.·
2021 7. kitabı
Kitabın sağ ve sol sayfaları iki farklı kişinin (ekmel bey ve derya ) günlüklerinden oluşuyor. Okuması çok ilginç. Yalnız ben birkaç inceleme okudum önce bir kişinin sonra diğerinin günlüklerini okuyanlar daha çok. Ben ise ikisinin aynı anda okunması taraftarıyım. Böylece aynı günü nasıl geçirdikleri ve aralarındaki konuşmaları günlüklerine nasıl bambaşka şekilde yazdıklarını görüp şaşırtabilirsiniz. (Ben önce Ekmel beyin pazartesi gününü sonra geri dönüp Derya nin pazartesi gününü okudum) Çarpık aile ilişkileri ve bolca yalnızlık gözüme en çok çarpan bu iki unsur oldu. Ama sadece bunlardan ibaret değil. Aşkın ağırlığı altında ezilmek , yok sayılmak , görülmek fark edilmek için uğraşmak, geçmişin hayalet gibi ortaya çıkıp durması.. Derya ya zaman zaman kızdığım, Ekmel beyi şöyle bir silkeleyesim geldiği oldu :)) Yazi dilini genel olarak begensemde sosyal medyada paylasilan ağdalı, süslü püslü cümleler olur ya? İşte onlara biraz fazla yer verilmiş. Bu durum okuma yaparken benim dikkatimi çok dağıtıyor. Yerli yersiz süslü cümlelere gerek var mıydı bilmiyorum..
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,2bin okunma
Puan vermedi·272 syf.·
2021 3. kitabı
İtiraf edebilirim ki kitabın ilk sayfalarında yılın en farklı kitaplarından birini okuyorum hissi oluştu. Ama ilerleyen bölümlerde o his yok oldu maalesef. Kitabın çoğunluğu Ruth Kathy Tommy üçlüsü arasındaki ilişkilerle sınırlı kalmış gibi, bu ilişkilerde de öyle çok duygu yoğunluğu yaşayamadım maalesef,mesela küskünlük, öfke, aşk bunlar yeterince insanın içine işlemiyor. Acaba onlarda olmadığı için mi? Belki yazar japon olduğundandır bilemiyorum. Hoş Japonların duygusuz, robotik insanlar olduklarını düşündüğüm yok sadece bunları gizlediklerini düşünüyorum çünkü animeleri insanları hüngür hüngür aglatabilir. Herneyse içlerinden birinin çıkıp isyan edeceğini , bir şeyleri cidden sorgulayacağini , bir duygu patlaması yaşanacağını bekledim hep ama olmadı.. kitap bitince içimde duygusal bir tıkanıklık hissettim. Okulun anlatıldığı ve nispeten daha gizemli kısımlar ilgimi en çok çekenlerdi.Ve kitabın son bölümü aklımdaki sorulara yanıt verdi. Son kısmı muallakta bırakmadığı için yazara teşekkür ediyorum. Dip not: yinede biri de çıkıp (özellikle Tommy) Halil Sezai modunda isyan etse içim rahatlatacakti.
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,2bin okunma