Kimse bilmez bâ'is-i sûz-ı dilim Gâlib benim
Derd nâ-ma'lûm iken her gâh âh etmek de güç
"Ey Galib! Benim gönlümün neden yandığını kimse bilmez.Dert bilinmezken böyle (durduk yere) ah edip durmak da güç."
Sînemde aşkını tutalım etmişim nihân
Amma ki kande saklayayım âh-ı hasreti
"(Ey sevgili!) Tutalım ki aşkını bağrımda saklayıp durmaktayım.Iyi de şu hasret ahlarını nerede ve nasıl saklayacağım (bir bilebilsem;yahut sen bir yol göstersen!)"
Ey Nedîm ey bülbül-i şeydâ niçün hâmûşsun
Sende evvel çok nevalar güft ü gûlar var idi
"Ey Nedîm!Ey (bir zamanlar) çılgınca şakıyan bülbül! Şimdi neden susuyorsun?!.. Oysa önceleri sende ne çok nağmeler, ne tatlı dedikodular var idi."
Güldürür yâ ağladır yâ lûtf eder yâhud itâb
Hâsılı neylerse ol ruhsâr-ı âl eyler beni
"Kâh güldürür,kâh ağlatır.Bazen lutf etse,bazen azarlayıp kovar.Kısacası bana ne ederse o al yanak(lı sevgili) eder."
Yeter geçdi bu güne mâlihulyalarla evkâtım
Aman bir gün mukaddem âh fasl-ı nev-bahâr olsa
"Ömrümü bu türlü kuruntular,boş hayaller ile harcadığım yeter,ah şu ilkbahar,bir gün evvel geliverse..."