Kişinin üstüne yapışan vurgu, ısrardır. Düşünceyi başka’ya da taşıyabilecek bir tür oyalanmadır. Göz önündeki kişiliğin üstünden, üstünden geçilmesidir –ama ardını da boş, özgür bırakır.
Tekdüzelik içinde kendi uzamına hapis, rastlantıdan elden geldiğince ya da zorunlu olarak korunaklı –ama ne kadar?–, iyi kötü bir yaşam süren kişi, ancak zaman zoruyla gezinir şimdiler arasında; öyle duyumsar – eskimenin önüne geçtiği söylenebilir mi?