Beni FESLEĞENDEN nefret ettiren kitap...
O kadar çok konuşuldu o kadar çok önerildi ki önyargım olmasına rağmen alıp okumaya çalıştım.. Bitmesine 50 sayfa kala bidaha açmamak üzere kapattım kitabı. Sağdan soldan toplanan cümlelere birkaç kendi zorlama cümlesini ekleyerek edebiyat yaptığını zannetmiş sayın hocam. Çok fazla alıntı olmasından dolayı özgün olmaktan çıkan çok çok basit bi kitap ortaya çıkmış. Fesleğen o kadar çok kullanılmış ki gerçekten uzun bir süre fesleğen kelimesini duymak istemiyorum.
Kitabı okurken ilk yarıda alkolik bunalımda bir kadın gerçekten çok bunaltıcı geldi. Kitabın 3 karakterin bakış açısıyla yazılmış olması her karakterin neler hissettiğini aktardığından dolayı hoşuma gitti. Basit dile sahip olmasına rağmen olayların başlamasından itibaren kitap hoşuma gitti hatta sonlara doğru baya ürkütücüydü. Zaman ayırıp mutlaka okunmalı demiyorum ama zaman geçirmek için okunacak hoş bir kitap..
Hayatımda okuduğum en boş kitap diyebilirim. Boşa giden saatlerime üzüldüm. Açıkçası kitapta cümlelerin derin anlamlar içerdiğini de düşünmüyorum. Öylesine yazılmış bir kitap.
Bir arkadaşımın önerisi ile okudum kitabı. Feminist bir yazarın kaleminden fahişe, yemin edebileceğim kadar masum Firdevs ve sonu idam ile biten gerçek hayat hikayesi.. Yazarında dediği gibi '' Dünyanın yalan dolu olmasının bedelini, Firdevs canıyla ödemek zorunda kalmıştı.''. Kitabı okurken canımın ne kadar yandığını anlatamam. Firdevs şuan aramızda olmasa da hayatın gerçeklerini görmek amacıyla mutlaka okunması gereken bi kitap..