Deniz diplerinde sedef adında bir hayvan yaşar. Baharın ortalarında denizin yüzüne çıkıp ağzını açar. Nisan yağmurundan onbeş damla alıp yine denize dalar. İşte bu damlalar inci olur.
Hakk Teâlâ, bulutları içi boş ve lâtîf bir biçimde yaratmıştır. Onları, Mikâîl Aleyhisselam'ın yardımcıları havada toplayıp, yere yaklaştırınca; gökyüzünü örtüp, yoğun bir bulut olurlar. Bu Melekler, bulutları göğe kaldırdıklarında, yerden uzaklaşıp latîf olurlar. Hakk Teâlâ, bulutların sevki için "Ra'd" adlı bir küçük melek yaratıp, O'nu, Mikâîl Aleyhisselâm'a tâbi kılmıştır. O'nun demirden bir kamçısı vardır ki, bu kamçıyla bulutları develer gibi yönlendirir. Vuruşunun şiddetiyle kırbacından ateş çıkar ki, ona "Şimşek" derler. Eğer o ateşin kıvılcımı yere düşerse, ona "Yıldırım" denir. O korkutucu "Gök gürültüsü," küçücük bir melek olan Ra'd 'ın sesidir ki, Hakk'ı hamd ile tesbih eder. O, bulutları yerlerine yöneltip, gider.
Nitekim Hakk Teâlâ Kelâm-ı Kadîm'inde:
بسملله
"Gök gürültüsü, Allah'ı hamd ile tesbîh eder; Melekler de Allah'dan korkarak tesbih ederler." (Ra'd Sûresi; 13/13) buyurmuştur.