Gözyaşının hiçbir faydası olmadığını anlamak için, Yahudilerin Kudüs'te yüzlerce yıldan beri her cumartesi günü başlarını dayayıp ağladıkları taşı ziyaret ediniz: Yüzlerce gözyaşı, bu ağlama duvarını bir santim aşındırmamıştır.
Bazı Katolik çevreler ve Vatikan'a yakın görüşler, kutsal toprakların (özellikle Filistin ve Kudüs bölgesinin) Siyonist hareketlerin veya İngiliz siyasetinin kontrolüne geçmesindense, geçmişte Katoliklere saygılı davrandığını düşündükleri Türk yönetimi altında kalmasını tercih ediyorlardı.
Rivayete göre, Isa'nın havarilerinden Aziz James, Kudüs'te idam ediliyor ve cansız bedeni esrarengiz bir biçimde ortadan kayboluyor. Bir süre sonra mevtanın tayfası olmayan bir gemi tarafından İspanya'ya götürülüp gömüldüğü ve üzerine Compostela Katedrali'nin inşa edildiği söyleniyor.
Ve Kudüs şehri.
Artık yer şehri, toprak şehri.
Bakır yaprakların, çelik gövdelerin, acımasız yüreklerin.
Demir köklerin, tunçtan ve uranyumdan dalların.
Kurşundan çiçeklerin şehri.
Gülle kusuyor ana rahmi
Bomba parçalıyor beynini bebeğin.
Tanklar saldırıyor evlere bir anda ev yok tank var
Uçak var gök yok utanç var
Ve kime karşı bütün bunlar
Masûm insanlara karşı
Binlerce yıl oturdukları yurtta kalmak isteyenlere karşı
Ve kim tarafından bütün bunlar
Roma’nın, Babil’in, Asur’un ve Firavunların
Ve nice milletlerin zulmünü görenler tarafından
Zalime olan öcünü mazlûmdan almak
Zalim olmak ve en zalim olmak
Ve artık ne İbrahim ne Yakup ve ne Musa var
Tersinden okunan Tevrat hükümleri
Karaya boyanmış Mezmurlar
Ve Kudüs şehri. İçiyle ve ruhuyla suskun
Göklere kaçmış hayaliyle
Bir pervane gibi ışığa uçmuş gönlüyle
Bir başka âleme göçmüş hakikati
Tanrı katına varmış
İki elini kavuşturup divana durmuş
Hüküm istemiş
Yeryüzüne yeryüzü kadısına
Hüküm ki:
Haksız yere bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş