Yaşamak debelenir içimde kıvrak ve küheylân beni artık ne sıkıntı ne rahatlık haylamaz çünkü ben ayaklanmanın domurmuş haliyim yürüsem rahmet boşanacak ve sana bir karşılık vereceğim.
Küheylan alev alev bir menzile koşuyor Bu son yangını şimdi kâinat konuşuyor
Reklam
Yeter beklediğim Şimdi bir silkinir, çalarım paçaya Ne varsa atarım üstümden Al kanat küheylan olurum Geldiğim yerlere varırım İndiğim dağlara varırım Delikanlılar bul urum Köpüğü yele veririm, bulutu sevdaya Kandırır alır gelirim Nurtopu bir devrim doğar Nurtopu bir devrim doğar
Sayfa 160·Kitabı okudu
Yaşamak debelenir içimde kıvrak ve küheylân
1000Kitap
gök gürlerken ata binen şimşek çakarken koşup gelen şimdi pak sağıma gel ..bindiği kara küheylan döşeği kara kunduz derisinden beline kuşak yetmez boyuna kucak yetmez gözkapağı bir karış kara bıyıklı kara sakallı kılıcı yeşil demirden kürek kemikleri yassı demirden (kara argımak ıninittü kara kunduz töşöktü kurdak yetpes beldu kuçak yetpes moyundu karış bolgan kamaktu kara mıyık sakaldu yeşil temir kılıçtu yalpak temir yarındu) (altay şaman­larının tören metinlerinden)
Biliyoruz ki, Türk milleti, susan ve derdinden ipucu vermeyen bir millettir. Mustafa Kemal, bu Sfenks'in muammalı çehresini nasıl okuyabildi? Onun granitten gövdesine hangi yerinden hulûl etti? Ve onu nasıl, cins bir küheylân gibi derhal harekete getirdi? Hiçbir alimin bize keşfedemeyeceği sır işte buradadır.
Reklam
Reklam