Puan vermedi·228 syf.··
2026 33. kitabı
Burhan Sönmez‘den okuduğum ilk kitap İstanbul İstanbul. Kitapta dört karakterimiz var. Öğrenci demirtay, doktor, küheylan dayı, ve berber kamo. Bu dört isim İstanbul’da yerin üç kat altında bir yerde hapis tutuluyorlar. Burada işledikleri suçları itiraf etmeleri için işkenceler görüyorlar. Ve biz burada bu dört karakterin aynı hücrede geçirdiği 10 günü okuyoruz. Karakterlerin neden burada olduklarını, nasıl yakalandıklarını, yaşadıklarını, gelecekte yaşamak istediklerini yani hayallerini okuyoruz. Kitapta herhangi bir dönem verilmiyor kitaptan sadece yerin üstü ve yerin altı şeklinde bir ayrım var. İşkenceleri okumak kötü ama oradan döndükten sonra hissettiklerini okumak daha da kötü. Karakterlerin sanki dışarıdaymış gibi hayal kurarak hücrede yaşamaları, buna inanmaları hatta bizi de inandırmalı efsanevi bir duygu. Gerçek mi yalan mı ya da hangisi gerçek hangisi yalan ayırt edemediğin bir kitap oldu. Sanki sonunda her şey açığa çıkacakmış gibi bir his vardı ama sonunda da hangisinin gerçek hangisinin yalan olduğunu ayırt edemedim. Kitapta karakterlerin birbirine anlattığı hikayeler çok güzeldi. Kitapta her şeyin bir karşılığı vardı yer altı anlatılırken yer üstünün anlatılması mutsuzluk anlatılırken sonra bir anda mutluluğun anlatılması gibi. Kitapla ilgili bazı yorumları okudum toplumsal alanda da çok fazla eleştiri niteliği taşıdığı söyleniyor doğrudur zaten kitabın ilk başlarında devrimciliğe de değiyor. Sanki bir masal okuyormuş gibi hissetmiştim bu romanı okurken. Sanki bir hücrede değillermiş de çok keyifli bir yerde sohbet ediyorlarmış gibi göründü bazı sahneler gözüme. Bu da sanırım burhan Sönmez’in kaleminin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Okurken etkilendiğim çok bölüm oldu. Sevdim.
İstanbul İstanbulBurhan Sönmez · İletişim Yayınları · 20191,281 okunma
9/10
·240 syf.·
2025 2. kitabı
Erbain... Dahilik ile deliliğin sınırlarında gezen şairin 40 yılın şiirlerini hediye ettiği kitabı, yazarı gibi özel bir kitap. İsmet Özel bana göre iki ayrı şekilde değerlendirilmesi gereken bir yazar, şair. İdeolojik ve dünyaya dair fikirleri ayrı, edebiyatçılığı apayrı değerlendirilmeli. Şiirlerinin derinliği tartışılamayacak kadar aşikar. İnsan okurken zaman zaman kayboluyor satırlarının arasında. Uzun yıllar şiir kitapları okumuş, şiire diğer edebi metinlerden ayrı ilgi duyan biri bile her satırında yeni bir keşfe çıkabiliyor. "Bunu yazan nasıl insan olabilir" diye sorgulatıyor. Bütün şiirlerini defalarca okumuş ve bazılarını dinlemek nasip olmuş biri olarak özellikle; -Yıkılma Sakın, -Mazot -Amentü -Kanla Kirlenmiş Evrak -Mataramda Tuzlu Su -Celladıma Gülümserken isimli şiirleri okumanızı tavsiye edebilirim. Kitaptan sevdiğim birkaç satırı da paylaşmak isterim. "Yaşamak debelenir içimde kıvrak ve küheylân beni artık ne sıkıntı ne rahatlık haylamaz çünkü ben ayaklanmanın domurmuş haliyim yürüsem rahmet boşanacak ve sana bir karşılık vereceğim Sana bir karşılık vereceğim toprağı deşen boğuk sesimle sana bir karşılık verexeğim amansız kum fırtınası altında sana bir karşılık vereceğim birbiri üstüne yığılırken günler et taşan suların imkânı ey taşan suların bekâreti sana
Erbainİsmet Özel · Tiyo Yayınevi · 201211,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yürü be küheylan koş!
6/10
·64 syf.··
2022 6. kitabı
Geçmiş tahlillerimi şöyle bir gözden geçireyim derken karşıma sevgili Stefan Zweig kitaplarından birisi çıktı. Yazarın özel bir yeri vardır bende. Okuma alışkanlığım küçük yaştan beri süregelmiştir ama yazar ile tanışınca bu alışkanlığım önce bir hobiye sonra da bir tutkuya dönüştü. Velhasıl candır. Üzerinde bu kadar süre geçmesine rağmen hala okuma alışkanlığı edinmek isteyen insanlara tavsiye ettiğim yazardır.
1000Kitap
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,6bin okunma
10/10
·128 syf.··
2026 12. kitabı
Sevda kuşun kanadında ;) ️10000/10 Efsaneye göre her bahar geldiğinde, dört yandan gelen çobanlar Ağrı Dağı'ndaki Küp Gölü'nün etrafını sarıp beyaz bir kuş gelinceye, kanadını göle batırıncaya kadar kaval çalarlarmış. Bu beyaz kuşun öyküsü de, Ahmet ile Gülbahar'ın masalsı aşkından doğar. Ağrılı bir dağlı olan Ahmet'in kapısına bir gün bir küheylan gelir. Sofi, Ahmet'e atı üç kere bırakıp gelmesini söyler. Her seferinde at ne kadar uzakta da olsa Ahmet'in kapısını bulur ve geri gelir. Geleneğe göre bu at artık Hak hediyesi olmuştur. Bir süre sonra atın sahibi paşa, atını aradığını duyurur. Ahmet atı hak hediyesi neticesiyle vermek istemez, paşanın zindanına düşer ve ölümü bekler. Ahmet zindanda kavalıyla Ağrıdağı'nın öfkesini çalarken, paşanın kızı Gülbahar bu sesin büyüsüne kapılır ve Ahmet'e aşık olur. Paşa hem atını vermeyen bu asi dağlıya hem de kızına karşı korkunç bir öfkeye kapılır. Gülbahar, Ahmet'i kurtarmak için zindan görevlisinin küçük bir isteğini yerine getirir ve bu istek onların hem kurtuluşu hem de sonu olur. Kitabın konusu kısaca bu şekildeydi, kendi yorumuma gelecek olursam, kitap benim için çok akıcı ve büyüleyiciydi. Bir çırpıda bitebilecek, çok sürükleyici ve dillere destan bir aşk... Kitabın sonu hakkında konuşmayı çok isterdim ama konuşursam bütün büyü bozulur ve çok büyük spoiler vermiş olurum, o yüzden susma hakkımı kullanıyorum. Yazarla tanışma kitabımdı, severek ve keyifle okudum. Üstelik yazarın dili o kadar güzel ki, sanki o dönemlerde bizzat yaşamış gibi okudum kitabı. Sayfa sayısının azlığına rağmen o dönemin kültürünü, geleneklerini ve halkını başarıyla anlatmış yazar. Aynı zamanda karşıdaki ağa da olsa paşa da olsa, halk birleştiği sürece her daim kazanır mesajını da vermiş. Ben keyifle okudum, umarım siz de severek okursunuz.
Alıntı
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,1bin okunma
Yaşamak umrumdadır
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Yaşamak debelenir içimde kıvrak ve küheylân beni artık ne sıkıntı ne rahatlık haylamaz çünkü ben ayaklamanın domurmuş haliyim yürüsem rahmet boşanacak ve sana karşılık vereceğim.
Şiir
Erbainİsmet Özel · Tiyo Yayınevi · 201211,6bin okunma
Puan vermedi·143 syf.··
2022 231. kitabı
Yusuf Hayaloğlu'nun "Gözleri İntihar Mavi" kitabı, ünlü şair ve şarkı sözü yazarı Yusuf Hayaloğlu'nun (1953-2009) hayattayken yayımlanan tek şiir kitabıdır. İlk baskısı 2002 yılında Anka Yayınları'ndan yapılmış, daha sonraki yıllarda Mona Kitap gibi yayınevleri tarafından yeniden basılmıştır. Kitap, Hayaloğlu'nun en bilinen şiirlerini toplar ve çoğu Ahmet Kaya tarafından bestelenip seslendirilen eserleri içerir. İçindeki bazı önemli şiirler/şarkı sözleri şunlardır:Başım Belada Hani Benim Gençliğim Adı Bahtiyar Ayrılık Hediyesi Biz Üç Kişiydik Asi Bir Küheylan Dağlarda Kar Olsaydın Kod Adı: Bahtiyar Kitabın adı, içindeki "İntihar Mavi" adlı şiirden gelir ve şu dizelerle tanınır: Dağların dorukları dumanlı olur Geriye dönmez savaşçılar... Fırtınayla sınanmıştır ömürleri Karla yıkanmıştır yüzleri... Bu yüzden asla vedalaşmaz Ve kılıçlarında taşırlar şiiri! Bu yüzden sevdaları mahzundur Yürekleri kallavi! Alınları ihanet vurgunudur, Gözleri intihar mavi... Şiirler genellikle isyan, aşk, ihanet, acı ve toplumsal temalar işler; 20. yüzyıl sonu ve 2000'ler başındaki Türkiye'nin sosyal atmosferini yansıtır. Okuyucular arasında Ahmet Kaya hayranları tarafından özellikle sevilir, çünkü birçok dize ezbere bilinen şarkı sözleridir. Kitap, Hayaloğlu'nun asi ve duygusal üslubunu yansıtan bir derleme olarak değerlendirilir.
Gözleri İntihar MaviYusuf Hayaloğlu · Ağaç Kitabevi Yayınları · 20091,207 okunma