Basra alimlerinden birisi demiştir ki:
“Kalblerin ilmini bilmek, ona gelen düşünce çeşitlerini ve tafsilatını tanımak farzdır. Çünkü düşünceler kula, Allah-u Teala’dan gelip onu bir ilim ve hayra davet eden elçiler veya nefisle şeytandan kaynaklanan vesveselerdir. Bu durumda kul, Rabbinden gelenleri uygulamaya koyarak Allah-u Teala’ya icabet eder. O düşüncelerin bir kısmı, kul için bir imtihan ve şer olanları defetme konusunda nefsin mücahedesini tespit için bir imtihan olmaktadır. Bir de şu var ki düşünce, her amelin başlangıcı olan niyetin ilk oluşum safhasıdır. Fiiller niyetlerden ortaya çıkar ve niyetin kuvvet ve sıhhat derecesine göre fiillerin sonucu katlanarak kulun amel defterine kaydedilir. Bu durumda kul, melekten gelen ilhamla şeytandan gelen vesveseleri, ruhtan gelenle nefisten kaynaklanan düşünceleri, yakîn ilmi ile aklın te’sirlerini birbirinden ayırıp tanımak durumunda ve zorundadır. Çünkü, ancak bu şekilde onlara gerekli olan hükümleri bilebilir.
Sayfa 10-11, Semerkand Yayıncılık, 3. Baskı, Eylül 2004 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okuyor
Kıyamet Günü Şeytan Dahi Rahmetten Ümit Eder
Kıyamet günü Hz. Allah'ın Rahmeti'nin büyüklüğünden şeytan dahi ümit eder... Sahabe devrinde yaşamış veliler ve büyük Allah dostları bugünleri işaret ederek sürekli ümit verip korkutma
Reklam
KALBE GELEN DÜŞÜNCELERİN GELİŞ ŞEKLİ VE SIRASI
Kalpte herhangi bir günah düşüncesi, önce aniden belirir, sonra değişir ve fazla beklemezse, bu, şeytandan gelen bir vesvesedir. Kalpte yerleşen düşünce bir heva yahut devamlı kalan rahatsız edici bir hâl ise, bu nefs-i emareden/devamlı kötülüğü emreden nefisten kaynaklanan bir düşünce olup onun, tabiatı ve kötü adeti gereği istediği bir arzudur. Kulun kalbine bir günah düşüncesi gelse ve aynı zamanda onu kötü gören bir duygu kalbinde bulunsa, günah şeytandan, onu kötü görmek de imandan kaynaklanmaktadır. Yine kul, kalbinde bir hevaî/boş arzu yahut günah düşüncesi bulsa, peşinden de bunu ret eden bir duygu gelse, günah iştiyakı nefisten, ret duygusu da melekten kaynaklanmaktadır. Kulun kalbinde dünyanın akıbeti yahut yaşanan hâli ile ilgili bir fikir veya geçmişiyle alakalı bir düşünce oluşsa bu, akıldan kaynaklanmaktadır. Kulun kalbinde bulduğu korku, haya, vera, zühd yahut ahiret hâliyle ilgili düşünceler imandan kaynaklanmaktadır. Kalbin kalbinde bulduğu Allah’ı yüceltme, heybet, saygı yahut manevi yakınlık gibi şeyler, yakînden kaynaklanmaktadır. Bu da, imanın artmasından hasıl olmaktadır.
Sayfa 505-506, Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okudu
Hemm, niyet ve azim* derecesinde olan hayır düşünceler, kul için hayır kabul edilir ve hayır defterine hasenat olarak yazılır. Kötü düşüncelerden ise, niyet, akd ve azim derecesinde olanlardan kul mesul tutulur ve bu derecede olanlar kötü niyet ve isyanda ısrar olarak kabul edilir. ___________________________ * [Niyet, akd, azim tanımları için bkz. (#305987472); hemm için bkz. (#305987293)]
Sayfa 505 - Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okudu
Eğer kul, nefse, şeytanla fısıldaşmasına imkan verir, nefis de şeytana kulak vermeye uzun süre devam ederse, vesvese kuvvetlenir, sonuçta niyete dönüşür. Kul, bu niyeti, daha hayırlı bir niyet ile değiştirir, ona istiğfar ve tövbe ederse kurtulmuş olur. Aksi takdirde, o kuvvetlenir ve akd olur. Kul bu akdi tövbe ile çözüp kalbinden atarsa kurtulur. Yoksa ısrar hâlini alır ve kuvvetlenerek azim durumuna gelir ki, buna kasd denir.
Sayfa 504 - Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okudu
Hemm, kalpte aniden oluşan bir düşüncedir. Nefsin vesvesesinden kaynaklanır. Kul, onun şimşek gibi, aniden kalbe geldiğini hisseder. Eğer zikir ile onu defederse, kaybolup gider. Gafletle kalpte bırakırsa, yerleşir hâtır/düşünce olur. Bu, şeytandan gelen kötülükleri süsleyen bir düşüncedir. Kul, bunu kabul etmezse, çeker gider. Ona sahip çıkarsa, kuvvetlenir, vesvese olur. Vesvese, nefsin şeytanla fısıIdaşması ve ona kulak vermesidir. Eğer kul, bu vesveseleri zikrullah ile defederse, şeytan siner, nefis de vesveseden vazgeçer. Bunlar, Allah’ın rahmetiyle affedilmiştir. Kul onlardan hesaba çekilmeyecektir.
Sayfa 504 - Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okudu
Reklam
Reklam