Kalpte herhangi bir günah düşüncesi, önce aniden belirir, sonra değişir ve fazla beklemezse, bu, şeytandan gelen bir vesvesedir.
Kalpte yerleşen düşünce bir heva yahut devamlı kalan rahatsız edici bir hâl ise, bu nefs-i emareden/devamlı kötülüğü emreden nefisten kaynaklanan bir düşünce olup onun, tabiatı ve kötü adeti gereği istediği bir arzudur.
Kulun kalbine bir günah düşüncesi gelse ve aynı zamanda onu kötü gören bir duygu kalbinde bulunsa, günah şeytandan, onu kötü görmek de imandan kaynaklanmaktadır.
Yine kul, kalbinde bir hevaî/boş arzu yahut günah düşüncesi bulsa, peşinden de bunu ret eden bir duygu gelse, günah iştiyakı nefisten, ret duygusu da melekten kaynaklanmaktadır.
Kulun kalbinde dünyanın akıbeti yahut yaşanan hâli ile ilgili bir fikir veya geçmişiyle alakalı bir düşünce oluşsa bu, akıldan kaynaklanmaktadır.
Kulun kalbinde bulduğu korku, haya, vera, zühd yahut ahiret hâliyle ilgili düşünceler imandan kaynaklanmaktadır.
Kalbin kalbinde bulduğu Allah’ı yüceltme, heybet, saygı yahut manevi yakınlık gibi şeyler, yakînden kaynaklanmaktadır. Bu da, imanın artmasından hasıl olmaktadır.