İbn Kayyım şöyle demiştir: "Kul, önce kendisine ve sonra başkalarına karşı hakkı ayakta tuttuğunda ve bu duruşu Allah ile ve Allah için olduğunda, hiçbir şey ona karşı duramaz. Gökler, yeryüzü ve dağlar ona tuzak kursa bile Allah, onların zahmetine karşı kuluna yeter; ona bir ferahlık ve çıkış yolu sağlar."
"Biz Qyprilliler, Vezüv Yanardağı'nın eteğindeki yeşermiş topraklarda yaşayan insanlar gibiyiz," derdi şakayla karışık bir şekilde küçük dayısı Kurt. "Nasıl ki Vezüv bazen patlayıp gölgesindeki her şeyi kül ediyorsa, aynı şekilde gölgesinde yaşadığımız sultan da bizi belli aralıklarla hedef alıyor. Başlarına açtığı felaketlere rağ-men, yine orada, Vezüv'ün eteklerinin altında uzanan bu verimli topraklarda hayatlarını baştan kuran insanlar gibi, biz de sultanın gönderdiği fırtınalara rağmen onun gölgesinde kalmaya devam edeceğiz ve ona sadakatle hizmet etmeye devam edeceğiz."
Anka, en yakınları tarafından ateşe verilip küllerinden kimsenin yardımını almadan doğmuş ve gökyüzünde kaybolmuştu.
Küllerinin hâlâ uçtuğu yerde kaldığı söyleniyordu.
Anka’nın küllerine kimse dokunamazmış çünkü dokunduğu an yanarmış.
O küllere canı yanmadan dokunabilenler, Anka’yı küle dönüştürenlermiş çünkü Anka onları kül etmelerine rağmen sevdiklerine dayanamazmış.
Bunu yapanlarsa Anka’nın küllerine dokunacak cesareti bulamazmış.
“Ah, böyle kül olup da tekrardan yaşam kaynağı olunabileceğini hiç bilmezdim doğrusu. Nasıl da büyük bir talih kuşu kondu başıma. Ormanın ıssızlığında büyüdüm. Sonra, çın çın eden camlar, mum ışıkları ve öğrendiğim şarkılarla ne güzel günler ve geceler geçirdim. O en karanlık gecede, yalnızlık ve ihtiyaç anımda aile ve daha da fazlasını olmak isteyen yabancılardan dostluk gördüm. Ateşte yanarken bile kalbimden engin bir ışık ve sıcaklık yayabileceğimi gördüm. Ne kadar da şanslı, ne kadar da kısmetliymişim.”
Allah'ın gayri manasına gelen "mâsivâ" kelimesi tasavvufun en önemli ıstılâhıdır. Mâsivallah, (Allah'tan başka her şey) insanı Hak'tan uzaklaştıran, rûha karşı nefsi besleyen bir puttur. Tasavvufta Allah'a kul olmak âzâdeliktir.