KUL MASASI
"Sana en ağır haksızlıkları yaşatanların, bugün hiçbir şey olmamış gibi gülüp eğlenmesi vicdanını yaralamasın. Bazı hesaplar kul masasında helalleşilerek kapanmayacak kadar büyüktür. Onlar senin sustuğun, hakkını helal etmediğin o karanlık geceleri çoktan unuttular; ama yukarıdaki o büyük terazi senin gözünden akan tek bir damla yaşın bile bedelini tek tek not etti. Varsın onlar bugünü kazandıklarını sansınlar, davanın asıl sahibi acele etmez."
Cümle işler Halık'ındır, kul eliyle işlenir,  Sanma izni olmadan, bir tek yaprak titreşir.  Hak kulundan intikamın yine kul eliyle alır, İlm-i Ledûn bilmeyen bunu kul yaptı sanır.
Reklam
o kadar çok isterdim ki kalben tamamen rabbinden razı bir kul olmayı
1000Kitap
Soru : Ben rabbimin aciz kulu, günahkar kulu, düşmüş kulu. Ondan kaçan ama ondan başka kaçacak yeri olmayan kulu. O kulu ki, hem onu çok seviyor, hemde kulluk yapamıyor. Bir adım atar gibi oluyor. Hemen düşüyor. O halimi görmesin bilmesin diyorum. Sonra seni ondan başka kim kurtarabilir ki diyorum. Velhasıl onu çok seviyorum. Cevap : Hepimiz aynı haldeyiz. Aynı hali yaşıyoruz. Bu hali yaşamayan hiç kimse yoktur ve kulda böyledir zaten. Sürekli güzel yapmaya çalışır, doğru yapmaya çalışır, düşer kalkar, tövbe eder, istiğfar eder, rabbine döner, feryat eder, bir daha düşer, bir daha çabasını gayretini sarf eder, kalkar, yürür, koşar. Hayat böyledir. Bununla beraber Allah imtihanlara tâbi tutar. Her bir kulu imtihanlara tâbi tutar. Nefsinden kurtulsun, dünyadan kurtulsun, insanların şöyle yada böyle demesinden kurtulsun diye imtihanlara tâbi tutar. Hayat böyledir zaten. Bütün veliler de öyledir. Hiç biri halinden razı değil. Her biri eksik yaptığını söyler, her biri yanlış yaptığını söyler. Tabiki herkesin eksiği yanlışı kendine göredir. Ama hiç bir zaman benim işim tamamdır demez, diyemez. Biliyor. Buna hamd edip şükretmek lazım ki, Allah ile bir derdimiz var. Kul olmak gibi bir derdimiz var. Biri eğer kul olmaya çalışıyorsa, Allah ile bir derdi varsa, Allah onu rahmetinin içine almıştır. O mağfirete gark olmuştur ama böyle bir derdi olmayanlar tıpkı hayvan gibidir, hatta hayvandan daha aşağıdır. Allah ile bir derdi olmayan, rızasını kazanma derdi, cemalini kazanma derdi, dostluğunu veliliğini kazanma derdi olmayan tıpkı hayvanlar gibidir. Hayvanlar gibi yer, içer, gezer hayatı öyle yaşar. Bir yandan böyle bir derdimiz vardır. Bununla beraber böyle bir derdimiz olduğu için, rabbimize bir de hamd etmemiz lazım, şükretmemiz lazım. Eğer rabbimiz rahmetiyle muhabbetiyle
Beklentilerini azalt... Çünkü insanların sevgisi değişebilir, sözleri unutulabilir, ilgileri azalabilir. Herkese kalbini sonuna kadar açma; zira herkes taşıdığı emanetin kıymetini bilemez. İnsanlardan gelen her iyiliğe şükret ama mutluluğunu onların davranışlarına bağlama. Kalbini Allah'a emanet et. Seni en iyi bilen, içinden geçenleri sen söylemeden duyan O'dur. İnsanlar seni anlamadığında, Allah'ın seni gördüğünü hatırla. İnsanlar yüz çevirdiğinde, O'nun rahmet kapısının daima açık olduğunu unutma. Derdini O'na anlat, yükünü O'na bırak, umudunu O'na bağla. Çünkü kul kırabilir, unutabilir, vazgeçebilir; fakat Allah kulunu asla ihmal etmez. Kalbini Allah'a teslim ettiğinde, insanların eksilttiği yerde Rabbin seni tamamlar, insanların yaraladığı yerde Rabbin sana şifa verir. Bu yüzden her şeyi kontrol etmeye çalışma. Elinden geleni yap, gerisini Allah'a bırak. Çünkü en güzel vekil O'dur. Kalbini O'na emanet ettiğinde, içinde tarif edemediğin bir huzur yeşerir ve anlarsın ki gerçek güven, yalnızca Allah'adır. 🌿🤍 متدين 🍃
Düşünce
​Senin O’nun yolundaki aşkını ve gayretini Allah biliyor. Rabbim, O’nun yolunda yanan yüreğini görüyor; bizim yegâne tesellimiz de budur. ​Allah şahit, bu bize yeter. Biz o Ebedî Sevgili’den razıyız; O da her hâlimizi bilendir, bu bize kâfidir. Kâh düşsek de yeniden kalkıyoruz; çünkü adımlarımızı izleyen, o adımlara şahit olan O Ebedî Sevgili’dir. Kâh yalnız kalsak da yürümeye devam ediyoruz; çünkü yolumuzu bilen, yoldaşımız olan Yâr’dir. ​İnsanlar anlamasa ne çıkar? Yeter ki Rabbimiz gayretimizi nazarında kabul buyursun. Zira bir kul için en büyük müjde, o Dost’un bakışında makbul bir insan olabilmektir. Artık dışarıdaki seslerin bir hükmü yoktur; sükûtun içinde O'nun 'kulum' deyişini duymak, bütün gürültüleri susturmaya yeter. ___ /Güven Taşdemir
Edebiyat
Reklam
Reklam