Hakk'a aşkı olmayanın, aşka hakkı var mı? Aşkı Hakk'a olmayanın başkalaşır aklı.
Müzik
Sancağını açtı düzüldü yola Nice bin hüccâcı yanında bile Gel ey günahkâr kul afvını dile Bir yeşil sancaklı sultân göründü - Yunus Emre
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Allah seni seviyorsa; sevdiklerini sana yaklaştırır, razı olmadıklarını senden uzaklaştırır. Çünkü O’nun sevgisi, nefsinin hoşuna gideni vermekten ibaret değildir; asıl sevgisi, seni hakikate ve kendisine yaklaştıracak olanı nasip etmesidir. ​Bazen bir kapıyı kapatır ki daha hayırlısını açsın; bazen birini senden alır ki kalbinde yalnız Kendisine yer kalsın. Kul sabırla beklediğinde anlar ki; her tecellinin ardında bir rahmet, her hükmün içinde saklı bir hikmet vardır. ​Nasibine düşen, aslında Allah’a açılan bir imandır. Sana biçilen kader ise; ruhunun olgunlaşması için verilen en büyük ikramdır. ___ /Güven Taşdemir
Edebiyat
Azgın Nefsin Şerrinden Korunmak
“Nefsin şerrinden korunmak”, İslâm ahlâkının tam merkezinde yer alan en hayati ve en önemli meselelerden biridir. İnsan hayatındaki en büyük mücadelelerden biri, dış düşmanlarla değil; insanın kendi içindeki nefisle verdiği mücadeledir. Çünkü nefis, kontrol edilmediğinde insanı günaha, kibire, azgınlığa, hevâ ve arzuların peşinden körü körüne gitmeye sürükleyebilir. Terbiye edilmediğinde insanı adım adım helâke götüren bu güç, terbiye ve tezkiye edildiğinde ise insanın manevî yükselişine, olgunlaşmasına ve hakiki kurtuluşuna en büyük vesile olur. Bu konuda hem Kur’ân-ı Kerîm’de hem Hadis-i Şerifler’de, ayrıca sahâbe ve tasavvuf büyüklerinin sözlerinde bizlere bırakılmış çok zengin, köklü bir miras vardır. 1. İlahi Kelâmda Nefis Terbiyesi Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’de nefis terbiyesinin ve tezkiyesinin (arınmanın) gerekliliğini ve önemini açıkça ortaya koyarak şöyle bildirir: “Nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir. Onu kirleten ise ziyana uğramıştır.” (Şems, 9-10) Başka bir Ayet-i Kerime’de ise nefsin insanı her an kötülüğe ve harama sürükleyebilecek potansiyeli şöyle ifade edilir: “Ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü nefis, Rabbimin merhamet ettiği hariç, kötülüğü emreder.” (Yusuf, 53) Rabbimiz, nefsani arzuları frenlemenin ebedi mükafatını ise şu müjdeyle beyan buyurur: “Rabbinden korkan ve nefsini hevâdan alıkoyan kimsenin varacağı yer Cennet’tir.” (Nâziât, 40-41) 2. Sünnet-i Seniyye’de Nefis Mücadelesi İki Cihan Güneşi, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Sallallâhü Aleyhi ve Sellem buyurmuştur: “Gerçek mücahit, Allah Teâlâ’ya itaat yolunda nefsiyle cihad edendir.” (Sünen-i Tirmizî) Manevi uyanıklığın ve akıllılığın ölçüsünü bildiren bir diğer hadis-i şerifte şöyle buyurulur: “Akıllı kişi nefsini hesaba çeken ve ölüm sonrası için çalışandır.” (Sünen-i
Hayat ve İnsan
Benim yarım kalan diyaloglarım var… Bardakta çayım, kül tablasında sigaram, kursağımda ilişkilerim, hayallerimde umutlarım… Kulağımda sesin, burnumda kokun, gözlerimde gözlerin… Bir gün, hepsi gibi seni de yarım bırakıp gideceğim...
Duygu ve Düşünce
Yoksa kim dayanabilir zamanın kamçısına? Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine, Sevgisinin kepaze edilmesine, Kanunların bu kadar yavaş Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine. Kötülere kul olmasına iyi insanın Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken? Kim dayanabilir? Kim ister bütün bunlara katlanmak Ağır bir hayatın altında inim inim inleyip ter dökmek Ölümden sonraki bir şeyden bu kadar korkmasa korkmasa, O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya Ürkütmese yüreğini? Hamlet
1000Kitap