hayat mucadelesinin verdigi mecburiyetle yavas yavas evrimleserek hayvan mertebesini asan insanlarin buyuk kismi dis sartlar degisip de mucadele mecburiyeti kalmayinca geldigi yoldan geri donmeye meyillidir
etraflarindan gordukleri gibi yasamaya ve genelin fikrini benimsemeye o kadar yatkindirlar ki rutinin disina cikmalari neredeyse dunyanin gunes etrafindaki yorungesinden cikmasi kadar zordur
Kitabin basini okurken fark ettim ki aslinda sonu cok kolay tahmin edilebilir. Kitabin daha basindayken ``of sonunu biliyorum zaten olaylari da az cok tahmin edebiliyorum o zaman niye devam edeyim ki`` dedim cunku her sey cok acikti olaylar tam da olmasi gerektigi gibi ilerliyordu. Ama yine de devam ettim. Biraz da kendimi zorlayarak... Kesinlikle degerdi. Uzerine dusunulecek cok sey var aslinda kitapta. Etik degerleri sorgulatiyor ve idollerimize farkli bir acidan bakmamizi oneriyor ve bunu tavsiye vermeden okura hissettirmeden yapiyor.
Evet kitap `olaganustu guzel 10 gun boyunca uzerine dusunulecek bir kitap` degil belki de.
Uzun bir donem kitap okuyamamistim ve kitaplarimdan uzak kalmistim. Her ne kadar kitap okumayi sevsem de bir turlu kendimi tekrar okumaya ikna edemiyordum ve bu kitabi da tam o zaman okudum. Yumusak bir gecis oldu tekrar odagimi toplayabilmem icin.
Bazen Charlienin kararlarini sorgulamadim degil. Karakterle empati kuramadigim zamanlarin coklgundan bahsetmeyecegim bile. Anlamak icin ana karakterin biz degil o oldugunu hatirlamamiz gerekiyor sanirim. Kendi hayati ve onun kararlari. Biz sadece onun hayatina acilan bir pencereden izliyoruz onu. Tipki kucuk Charlienin bir zamanlar yaptigi gibi.
Vee iste burada bir sorun kendini gosteriyor ``gercekten kendi kararlari mi?``. Hayati icin kararlar verirken bunlar aslinda kendi fikirleri mi?