Küllenen Aşk

Küllenen Aşk
@kulleneenask
Gece Bahçelerinde
gece bahçelerinde ışıldayıp da bazan, olgun meyve halinde sallanırken yıldızlar, “elim yetişmez!” diye görenin içi sızlar. bu sızıyı içinde sen de duyduğun zaman öyle kendi kendine yum gözlerini bir an: düşer eteklerine bir bir ahû yıldızlar; sen istediğin zaman, senindir bu yıldızlar.
Sayfa 79·Kitabı okudu
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Uykusuzluk
O kadar korkarım ki uykum kaçtığı gece Sanırım bir çöldeyim, gözlerimde susuzluk Hafiften serpilmeye başlayıp da gittikçe Artarak tufan olan bir yağmurdur uykusuzluk. Bir canım sıkılır ki uykum kaçtığı gece Sanırım ağlamakta başucumda bir çocuk Saatlerim yerine hafızam işleyince Yatağımda kıvranır dururum benzim uçuk. Bu zalim uykusuzluk yolumu kesen haydut İçimde bir çığdır, dudaklarımda sükût Dilsiz karanlıklarda beliren uykusuzluk. İçimden dışarıya akseden bir yangındır Bana yalnızlığımı sezdiren uykusuzluk Koynumda boşluğunu duyduğum bir kadındır.
Sayfa 71·Kitabı okudu
Şiir
Maziyi Yâda Daldığım zaman
Maziyi yada daldığım zaman Renkler belirir ta uzaklardan: Mavi, kırmızı, beyaz ve siyah. -Her renk ayrı bir hatıradır ah!- Renkler renklere renkleri ekler, Olurken içim renklere mahşer. Maziyi yada daldığım zaman İçimde sanki sesten bir orman: Koşan, haykıran, çırpınan sesler; -Her ses ayrı bir hatıra besler!- Sesler seslere sesleri ekler, Olurken içim seslere mahşer. Maziyi yada daldığım zaman, Tüter içimde eski buhurdan. Gizliden gizli genzime dolar, Kokular gibi hep hatıralar. Hatıralarla aklımı çeler: Eski bahçeler, eski bahçeler... Her vakit böyle değildir, bazan Maziyi yada daldığım zaman, Hafızam durur, kaybolur yollar; Ve sonradan birden içime dolar, Daire gibi genişler sükut, Der: "içimde kal, her şeyi unut!"
Sayfa 68·Kitabı okudu
Şiir
Gel Çadır Kur
Hiçbir kuşun, üstüne konmadığı bir ağaç; Ömrüm; ne diye kondun bu ağacın üstüne? Sana kim dedi ömrüm kuşa, şarkıya muhtaç? Hiçbir kuşun üstüne konmadığı bir ağaç; Her gün başka ahenkte söylediğin şarkılar İnandırmıştı beni ömrümün düğününe. Ne yazık, şimdi her dal hasretinle hışırdar' Ah, nasıl inanmıştım ömrümün düğününe' Rüzgar bir cellat gibi sallarken satırını, Yapraklar dökülüyor, günler bir bir düşüyor; Kupkuru bir gövdeye ümitler üşüşüyor. Hayat bir cellat gibi sallıyor satırını! Gel yine gölgemde kur ömrünün çadırını, Sen ki benim şeklini sevdiğim ilk baharsın; Bir doğdun bir de batma, hayatıma kıyarsın, Gel yine gönlümde kur gönlünün çadırını!
Sayfa 47·Kitabı okudu
Şiir
[Biliyorum sana giden yollar kapalı]
Biliyorum sana giden yollar kapalı Üstelik sen de hiçbir zaman sevmedin beni Ne kadar yakından ve arada uçurum; İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi Uyandım uyandım, hep seni düşündüm Yalnız seni, yalnız senin gözlerini Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım Ben artık adam olmam bu derde düşeli Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda; Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu; Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım Bu böyle pek de kolay değil gerçi...
Sayfa 366·Kitabı okudu
Şiir