Henüz bir yaşında olan oğluma kitaplık oluşturmak niyeti ile edindim. Fikrim olması açısından da önce ben okumak istedim. Çocuğun kitaplardan korkan çocuk hastalığına yakalanmış olması fikrini ve bunun görme engelli birisi tarafından fark edilip gözlük ile çözülmesini beğendim. Çocuğun kendi arzularının oluşu ve görme engelli dedenin pişmanlığı da kitapta çok samimi durmuş. Ama çeviriden mi kaynaklıdır bilemiyorum dedenin yalan söylediğini itiraf edişini çocuklar için pek uygun bulmadım. Çünkü çocuk yalanı bilmez, yalan ancak yalanla öğrenilir. Dedenin geçmişte yaşadığı macera dolu hayatı çocuklar için merak unsuru niteliği barındırıyor olsa da güzellikle bir son bulmamış. Yani bu son çocuğa bence pek de bir şey katmamış. O yüzden benim puanım 5.
"Bayılırdım babama. Ama aynı zamanda babamın yakışıklılığı anneme yapılmış bir haksızlık gibi gelirdi. Bu haksızlığa karşı annemin yanında yer almam gerektiğini düşünmüştüm. Neden böyle düşündüm bilmiyorum. Babam evi terk edince sevindim ben Başak. Gerçekten. Babam anneme daha fazla haksızlık yapmayacak diye sevindim."