10-11 yaşlarındayım ve günlerden 4 Nisan. Aslında benim bile unuttuğum bir 4 Nisan. Okuldayız zaten her zamanki gibi ama bir ara Hasan ile Büşra dediler ki "Öğle arası sana birşey göstereceğiz bizimle gelir misin" yani hatırladığım kadarı ile onlardı. İnsan çok mutlu olunca da hiç bir şey hatırlamıyor kendi düğününden bilir herkes bunu. Neyse okulun oradaki sitelerin bahçesine gittik, merdivenden inerken gözlerimi kapattılar, ben de ne akılsa, hiç ses etmemiş, hemen kabul etmişim demek ki. Merdivenleri teker teker indik ve bir anda durduk. İşte tam o anda ellerini gözlerimden çekip "İyi ki doğdun Sümeyye, iyi ki doğdun Sümeyye" sesleri ile sınıftakileri karşımda gördüm. Hatırladıkça gözlerimin dolduğu doğum günüm. Hepsi ayrı tabi de bu daha, çocuk oluşumuzdan en masumu diye böyle şuramda bir başka. Hayattaki ilk sürprizim.
Şu dilimli kekler var ya Dankek'in, onu kesmiş de yemiştik hep beraber. Şimdiye kadar ki en güzel doğum günü pastam da hala odur; Dankek. Serhat demin Dankek'in yeni jöleli kekleri çıkmış, ona mum koyup getirdi yanıma ışığı kapatıp, yine çok, aynı öyle mutlu oldum. Eldekiyle yapılan nedense daha kıymetli ya, bak bunu da mutfaktan biliyoruz mesela. İşte şunu diyecektim ben de şimdiye kadar ki tüm 4 Nisan larım için: Çocukluktan ergenliğimin sonuna kadar arkadaşım yok diye ağladığım gecelerin sonunda, ben şu dünyada gram görülüp sevileceğimi bilmiyordum. Allahım, tüm yaşlarım için teşekkürler, döktüğüm gözyaşları dahil 💋
Hayatın içinden felsefesiyle bir başyapıt. Bence bir türk klasiği olacak kadar kaliteli. Gerçek olaylarla psikolojisiyle etkisinde kalacaksınız. Bir yolculuk kitabı inceliğinde ama okyanus derinliğinde.. Yer yer üzülecek ama kabulleniş tarzına şaşıracaksınız yazarın. Ayrıca kitapta ben de varım, varın bulun bakalım
İçeride Biri VarAhmet Sağlam (Memur) · Lulu Press · 201817 okunma