Kumsaldaki diğer ateşleri görebiliyorduk, yemek pişirmek için yakılmış olanların yanı sıra, kocaman şenlik ateşleri de kumsal boyunca ta ışıkları göz kırpan Eğlence Parkı metropolüne kadar uzanıyordu. Alev alev mücevherlerden oluşan güzel bir zincir oluşturuyorlardı. Yirmi birinci yüzyılda bu ateşler büyük ihtimalle yasadışıdır, başımızdakilerin sıradan insanların yaptığı bir sürü güzel şeyi yasadışı ilan etmek gibi bir huyları var. Sebebini bilmiyorum, tek bildiğim bunun gerçek olduğu.
Sayfa 110·Kitabı okuyor
Alıntı
Ön dişime ne oldu
… Kumlar daha kızgındı -babam da öyle Babam kumsal gibi adamdı uzadı gitti böyle  …
Sayfa 57·Kitabı okudu
Reklam
«Çöplüğe gittim, Daryl, çocuk be­ni bekliyorlardı, ellerime yapıştılar, her elime biri yapıştı. Kulübemize sürünerek girdik, kulübemiz es­kiden çok büyük köpeklerin çok büyük kulübesiy­di: bir insan onu çöplüğe atmıştı. İnsan onun içinde ayakta duramaz, ama insan oturabilir, yatabilir, mut­lu olabilir, orası benim evimdir. Ben onu Yarım Ay Kumsal Oteli'nden daha çok severim.»
Sayfa 36
Edebiyat
«Bütün gü­zel oteller hırlayan köpekler satın almıştır, köpek­ler Amerika'da her şeyi öğrenmiştir: zencilerin ko­kusunu alıyorlar, zencileri ısırıyorlar, biri de beni ısırdı, Yarım Ay Kumsal Oteli'nin denizinde yüzer­ken ısırdı, biz denize giremeyiz, yasaktır, çünkü te­miz suyu kirletmekteyiz.»
Sayfa 26
Edebiyat
«Gülen yönetici kadınla ben pencereden kumsala baktık. Ah, Yarım Ay Kumsal Oteli tıpkı sinemalardaki gibidir, güzeldir. Konuklar, sıska ihtiyarlardır, giydikleri: bi­kiniler, kulaklıklar, çiçekli deniz şapkaları, lastik uç­lu bastonlar.»
Sayfa 24
Edebiyat
«Bu yıl yıllardan 1973'tür, garson Commager Yarım Ay Kumsal Oteli'ndeki beyaz Amerikalı yabanileri ince­lemektedir, ama kendisi diyor ki, onlar eğitilemez diyor, onları da yabani İngilizler gibi, tıpkı yabani Kanadalılar gibi, tıpkı Jamaica'daki öteki beyaz ya­baniler gibi Jamaica'dan atmalıdır, öyle diyor.»
Sayfa 21
Edebiyat
Reklam
Reklam