Birisi gelir Unutma bahçelerinde Çok beklemiş birisi Lambasını kalbimize tutar. Yüzümüz birden güneşli sabahlar İçimizde bir tuhaf iyilik duygusu Bütün sokaklar ıslık çalmaya başlar.
Gövdemizde sızlayan bir kayıp zaman -Mutluluk değil, mutsuzluk değil Dünyanın bütün kederini severiz.
“Halife kuvvetleri geldi” denirdi. Sokaklarda üç beş imam , dört beş kara, zifiri suratlı , tespihli ,çember sakallı , abani sarıklı peyda olurdu. Yeşil sarıklı, cüppeleri havalanan, kocaman kafalı vaizler milli kuvvetleri zındıklıkla itham eder, düşmanla dost olan ! yeryüzünün halifesinin ! böyle münasip gördüğünden söz açarlardı.
Behçet Necatigil'den...
ANLAMAK*
Sait Faik için bir küçük ağıt Kompozisyon yazıyordu sınıf,
Başlık: Anlamak.
Anlamak uzakken yakın
Kurumuş topraklara, anlamak,
Boşalışı sağnağın. Anlamak görmekti süregelen gizliyi.
Doğdu Adapazarı’nda görmiye
1907 İnsan ilk girdiği koskoca bir sarayda
Nasıl şaşırır birden
Anlamak şaşırmaktır, darken geniş
Bursa lisesini bitirdi,
İstanbul Fransa’ya gidiş dönüş. Anlamak açılışı kapının
Birinci bardakta , bana sevgiliyi, sabahleyin erkenden kalktığımı ve bir kır kahvesine gittiğimi yazdırtacak kadar sarhoş etmek özelliği olduğu halde , ikinci bardak neden hakikate dönüyor ?
İşin içinde değilseniz, "Zaman her şeyin ilacıdır, bu da geçer. İnsanlar unutacaktır-" falan demek kolaydır, ancak işin içindeyseniz, zaman bir türlü geçmez, insanlar bir türlü unutmaz ve siz kendinizi hiç değişmeyen bir şeyin ortasında bulursunuz.