Salih kendini bildi bileli seyrediyordu. Al gözüm seyreyle dünyayı demiş, yola çıkmıştı. Bu sözü de Temel Reisten duymuştu. Temel Reis ona bakmış, yeni ahbap olduğu sıralar, belki ağları ördüğü günden bir ay sonra, o günlerde olacak, ilk olaraktan o okşamayı seven elini uzatmış, ellerinin parmakları ne kadar da uzun, kamış gibi, Salih’in saçlarını okşamış: “Senin adın, Al gözüm Seyreyle Salih olsun” demişti. “Sen hep seyreyliyorsun dünyayı.”
Sayfa 22 - Yapı kredi yayınları