Okuduğunuz zaman "Aaa, ben de hayvan çiftliğinde yaşıyor muşum da haberim yokmuş!" aydınlatması yaşatan, okunulanların çok kolay zihinde betimlendiği bir kitap, birazcık huzur kaçırıcı :)
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,9bin okunma
Kitap iki öyküden meydana geliyor.
İlk öyküde diğer insanlardan farklı bir şekilde dünyaya gelip, gelişimi de farklı bir şekilde devam eden Benjamin Button'ın ailesiyle ve sosyal çevresiyle yaşadığı problemler okuyucuya iletiliyor. Benjamin Button olayların neden böyle geliştiğinden ve onu nelerin beklediğinden habersiz.
İkinci öyküde ise yaşadığı şehirden ve insanlardan uzaklaşıp, farklı bir iklimde yeni bir sayfa açmak isteyen bir hanımefendinin hikayesini görüyoruz. Yine bu hanımefendinin de yeni tanıştığı bu şehir ve insanlarla yaşadığı uyum problemleri, eski şehrine ve arkadaşlarına başlayan özlemi konu ediniyor. Belki de bu fikir başından beri bir hataydı. Neyse ki sonu güzel bitiyor :) İyi okumalar dilerim...
Ali Kınık... Yediden yetmişe herkesin diline dolandı şarkıları ve türküleri. Aşkımızı, sevdamızı ve şerefli kavgamızı hem sazıyla hem sözüyle en iyi o yorumladı. Şimdi de şiirlerini bu kitapta topladı. Yolu her daim açık olsun inşallah...
Kitabı okumadan önce Cumhuriyet tarihindeki inkılaplardan özellikle bazıları anlamsız geliyordu. Kendi kendime "buna ne gerek var?" diye soruyordum. Fakat bu kitap yapılmış bütün inkılapların neden gerekli olduğunu ikna edici bir şekilde açıklıyor. Türk devriminin büyük eseri olan Cumhuriyet'in inşasında çakılmış her bir çivi artık benim için bir anlam ifade ediyor.
Sokrates, politikacı olup hayatı yukardan izlemek yerine sahaya inip Atinalılarla sohbet etti. Yanlışları konusunda onları uyardı ve erdemli olmaya teşvik etti. Hayatını Tanrı'nın verdiği bu göreve adadı. En sonunda gençlerin ahlâkını bozmaktan, dinsizlikten ve tanrı tanımamazlıktan ölüm cezasına çarptırıldı.
Artık ayrılık vakti geldi. O ölmeye, Atinalılar yaşamaya. Hangisi daha iyi? Bunu Tanrı'dan başka kimse bilemez.