Kurtlar Vadisi'nde Kirve, Hüsrev Ağa'ya Pala'yı tanıtırken şöyle bir cümle kullanıyor:
"Haddini bilecek kadar sığ, dibini bulamayacak kadar derin."
Yazar ve kitabı hakkındaki görüşlerim de hemen hemen buna yakın.
Ne kitap herhangi bir kitap ne de yazarı bence.
Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi dersinde hocamız istihbaratçıları tanımlarken "istihbaratçılar sizin filimlerde sandığınız James Bond gibi dikkat çekici tiplerden seçilmezler. kitapta geçtiği gibi silik ve güçsüz, dikkat çekmeyen tipler olarak görünürler toplumda" demişti.
kitapta da karakterlerden birinin "silik ve güçsüzlüğü" üzerinde ziyadesiyle durulmuş.
Medrese İlimleri - Fen İlimleri kıyası
Yakalanan ajanın, medrese alimlerinin kendi becerisi yanında yetersizliğini dile getirmesi, istihbarat aleminde ve de esasında devlet yönetiminde ilmin önemine vurgu var ve bu önemli, Osmanlı'nın batış nedenlerine de güzel bir örnek. Bilgi tehlike ile ölçülür. Tenim yatakta olsun canım cennette olsun, var mı öyle bolluk.
Tarikat ve Cemaatlerin İstihbaratçı yuvası olduğuna dair:
Mehdi tasarımı, tamamen ibretlik ve muhteşem bir istihbarat operasyonu.
Mehdiyi tasarlayan akıl sahipleri, bir tek şeyh yoluyla tarikat ve cemaatler aracılığıyla milyonları kontrol edebileceğinden buraları elbette boş bırakmayacaklardır. Şeyhleri ve hocaları da elbette tasarlamışlardır istedikleri gibi, bu yüzden bu yapılanmaların hepsinden uzak durmak gerek, hepsi de tehlikeli oluşumlar, burası yorum değil, bilgiye dayalı tavsiye metni.
Güzel kitap.