Kurt russell

Kurt russell
@kurtrusellthing
Sineklerin tanrısına tapanlar mı allahın askerleri mi
9/10
·223 syf.··
2026 9. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 14:10
Bu 8 öyküde istanbulun çeşitli mekanları ve mahallelerindeki kimsesiz evsiz çocukların öyküleri ve yaşamları anlatılmakta bazı hikayelerdeki çocuklar masum olsalarda kötülük ve çevrelerinden edindikleri alışkanlıklar onları iyilik görseler dahi kötülük yapmaya sevk ediyor örnegin kitaba da ismini veren suleyman gibi cay ocagı ustası onu yanına alsa da günun sonunda onun parasını çalıp kaçıyor ama bazıları da var ki iyi hasletlerden asla vazgeçmiyor sineklerin tanrısına atıf yapmamdaki sebepse oradaki çocukların roger peşinden koşup simonu domuzcuku öldürebilecek kadar kötü niyetliyken yaşar kemalin bu eserinde daha realist dah iyimser bir yaklaşımın yer alması tabi sineklerin tanrısı daha konsept bir kitap
Allahın AskerleriYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20171,644 okunma
Reklam
Çok gerçekçi bir aşk(!) hikayesi
7/10
·120 syf.··
2026 8. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 23:26
Tolstoyun Anna KareninaAnna Karenina eserindekinin aksine bizi romantiklikten uzak gerçekçi okudukça aşk dediğimiz duygunun bir ilizyon olduğunu bize anlatan anotomisini çikaran bir eser aile mutluluğu. Annesinin ölümünden sonra duygusal bir boşluk ve depreyona giren ana karakterimiz onlara bu donemde hayat enerjisi ve vasilik sorumluluğunu üstlenen sergey mihayliçe aşık olur sayfalarda aşkın o sıcak,tanrısal yanını okuruz günün sonunda çok romantik bir gece diyaloğu sonrası karakterlerimiz evlenme kararı alırlar ama ana karakterimizin sosyeteye girme isteği kocasının zaten ona karşı şüpheli hislerini kuvvetlendirerek aralarındaki genç aşk iplerini tamamen koparır sergey mihayliç 2 kere kitapta "ben yaşlıyım sense gençsin" edebiyatı çekerek bence karakterimize verebileceği sevgi ve alakayı verme emek ve cesaretine girmiyor giremiyor karakterimiz ne kadar arada hatalara düşse de ondan hiçbir biçimde sevgisini esirgemiyor açıkçası ve yaptıklarından da pişman oluyor(yaw tamam yaptıkları da çok abartı değil açikçası) günün sonunda ise karakterimiz kocasının kendisine karşı olan aşkını yitirdiğini anlıyor ama oğlu için bu sahte dünyaya ve evlilik hayatına devam mecburiyetine düşüyor ve aklımıza şu soruyu geliyor yaw evlilik gercekten aşkı öldüruyor ve ebevyenler de çocuklarından aldıkları enerji ve aman çocuğum sahipsiz kalmasın içgüdüsüyle mi bu sahte ilişkiye devam ediyor?lan olum bak şöyle düşünmek lazım zaten bu lanet dünyaya 1 kez geliyoruz insanlar şerefsiz ve çok kısıtlı yaşıyoruz ve ömrümuzün çoğunluğu sacma şeylere gidiyor sırf toplum baskı yapıyor diye o zaman niye bu kadar yıpratıcı bir ilişki sarmalındayız ve günlerimiz kendimizi uyuşturarak "aman tadımız kaçmasın"mentalitesiyle geçiyor boşan gitsin ama burada da şöyle bir sorunsal var biz ne kadar açık yürekli ve sözlü olursak
Aile MutluluğuLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20206,7bin okunma
Tadımız,tadımız g*tümüze kaçtı ali rıza bey
9/10
·160 syf.··
2026 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 21:46
Edebiyatımızın sade olduğu kadar bir o kadar da özgün yazarı reşat nuri güntekinin çok fazlasıyla onu temsil eden bir kitabı aslında yaprak dökümü.Çok namaz niyaz olmadığı halde ahlaki kuralları(?),şefkat ve merhametinden(?) ödün vermeyen ali rıza bey kendi halinde bir şirkette çalışandır iyi kötü 130 liralık aylığıyla ailesi ve kendisini geçindiren biridir ama birgün şirkete aldırdığı masum bir kadına şirket yöneticisi muzaffer bey tacizde bulununca ali rıza bey işinden namusu ve şerefi için istifa eder sonrası oğlu şevkete ev ekonomisini devreden aile şevketin uçkuruna sahip çıkamaması üzerine dönülmez bir çöküşe girer."Surekli tadımız kacmasın" "Ben herşeyimi kaybederim ama namusumu asla" diye naralar atan ali rıza bey git gide kendisi ve ailesiyle beraber çokmeye baslar kitapta ne zaman ali rıza bey namus sefkat gibi değerlerden vazgeçse zararın bir yerinden dönmeye başlar.Bu aman tadimız kaçmasın lafzı belki de insanın güçsüzlüğünü perdelemek kendisini yalan söylemek kendini kandirmak içindir aslında ben güçsüzüm ama gücüm yetse şöyle böyle gibi.ezcümle paramparça olan aile günün sonunda leylanın aşüfteligi vasıtasıyla kitabın sonunda ayakta kalır.Bence kitabın sonunda ali riza bey dizideki gibi ölseydi hersey yerli yerine otururdu kafamızı kurcalamayan bir son olurdu en sonunda ama ne yazık ki böyle kitaba böyle son da "ok" dedirtiyor.Ben kitaptan bir dönem havası da almayı çok isterdim ama pek alamadım açıkçası böyle ögeler olsa da resat nuri güntekin eserlerinde o zamanı anlatmaktan ziyade bunlar dekoratif gibi kalıyor.keşke yaprak dökümünü acımak kitabinın öncesinde okusaydim acımak kitabına idmanlı girerdim.Keyifli bir kitap keyifli okumalar.dizisi çok uzun izleyemem :)
Yaprak DökümüReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 201636bin okunma
Biri hayatın diğeri savaşın olgunlaştırdığı iki kadın
8/10
·430 syf.··
2026 6. kitabı
·
53 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 21:04
Afganistan gibi bir coğrafyada kadın olmanın neredeyse insan olmaktan bile aşağı kaldığı bir 24 yıllık zamanda gelişiyor öykümüz. ilk olarak meryemin kimsesizliğiyle yürek burkmaya başlayan öykümüz leylanın ailesini kaybetmesi kitaptaki raşitin artan zulmüyle ve kurtuluş(?)la sonlanıyor her cümlesinde iliklerinize kadar etkileniyorsunuz ruhsuzlaşıyorsunuz kabulleniyorsunuz leylanın ailesiyle geçirdiği mutlu zamanlarda,leylayla meryemin dünden kalmış bayat bir helvayı 3 bardak çayla gece sohbetiyle eritişleri azizenin meryem halasıyla sure ögrenirken yaşadıkları ruhunuzu ısındırirken leylanın zalmayı doğurmaya gittiği hastanede iliklerinize kadar acı raşitin meryem ve leylaya uyguladığı amansız şiddet ve iğnelemelerinde ise bir o kadar öfkeyle hınçla doluyorsunuz meryemin leyla ve çocukları için kendini feda etmesi sırf leylanın başının ağrımaması için teslim oluşu idam sahnesiyle şöyle bir yutkunuyorsunuz peki babi nin leylayı tarıkı buda heykellerine götürdüğü gün bir ağaç altında buruk olan sevinci ne denebilir ki insanı içten içe yaralıyor.basit ve dupduru anlatımıyla duygulandıran bir kitap oldu beni tek eleştirebileceğim noktasıysa şu ya kardeşim elinde bu kadar güzel konu var az daha şaşalı anlat az daha olayları detaylandır yazarın anlatım tekniği de iyi fena değil bu tabii ki benim şahsi görüşüm kimisi de yazarın bu kadar duru ve basit anlatımının çarpıcılıgını arttırdigını savunabilir yağ gibi akan bir eser iyi okumalar.özellikle şeriat meraklıları için birebir kitap,atatürke sonsuz minnet ve saygıyla
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,3bin okunma
Temel bir klasik
Puan vermedi·132 syf.··
2026 5. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 20:19
Kendime düşünceler pandemi dönemiyle beraber popülerleştirilip pazarlanmış bir kitap,5 yıldır bu furyaya bundan dolayı kapılıp okumak istemedim açıkçası.Yıllar sonra ise bir tahlil için okudum,kitap hrıstiyanlık sonrası dönem olan plotinusçu görüşün etkisiyle beraber katı bir ahlak anlayışına sahip olduğu düşünülebilir.Kitabı okurken çok şaşırdığım lan vay be demek insanlar 2000 yıl önce de aynınşeyler düşünüyormuş dediğim oldu.Kendime düşünceler efendi bir adamın nefsini bastırmak için kendine söylediği edebi sözler
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,9bin okunma
Reklam