Karanlık kış akşamları, delik tabanımdan giren çamurun
soğuğu ciğerime işlemiş, alacaklı dükkânların önünden geçmeyeyim diye sokakları dolana dolana evime giderken, omuzbaımdan lüks otomobiller geçer. Bunların içindekilerin birkı smım tanıyorum. Eğlenmeye, avuç dolusu para yemeye gidiyorlar. İçim şöyle bir burkulur, kendi kendime sorarım: “Bunların hepsi benden değerli insanlar mı? Onlar, böyle alabildiklerine yaşayıp giderlerken ben, niçin köpek gibi sokaklarda
sürüneyim? İstediğimi yiyip giymeyeyim? Canımın çektiği bir
kadını bir kere koynuma almayayım?”