Kurt russell

Zi­lo ka­la­ba­lığa ol­dum ola­sı ba­yı­lır za­ten. Bir de dua eden in­san­la­ra... İn­sa­nın en gü­ze­li dua ederken­ki in­san­dır. Ço­cuk gi­bi olur­lar o za­man in­san­lar.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çok gerçekçi bir aşk(!) hikayesi
7/10
·120 syf.··
2026 8. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 23:26
Tolstoyun Anna Karenina eserindekinin aksine bizi romantiklikten uzak gerçekçi okudukça aşk dediğimiz duygunun bir ilizyon olduğunu bize anlatan anotomisini çikaran bir eser aile mutluluğu. Annesinin ölümünden sonra duygusal bir boşluk ve depreyona giren ana karakterimiz onlara bu donemde hayat enerjisi ve vasilik sorumluluğunu üstlenen sergey mihayliçe aşık olur sayfalarda aşkın o sıcak,tanrısal yanını okuruz günün sonunda çok romantik bir gece diyaloğu sonrası karakterlerimiz evlenme kararı alırlar ama ana karakterimizin sosyeteye girme isteği kocasının zaten ona karşı şüpheli hislerini kuvvetlendirerek aralarındaki genç aşk iplerini tamamen koparır sergey mihayliç 2 kere kitapta "ben yaşlıyım sense gençsin" edebiyatı çekerek bence karakterimize verebileceği sevgi ve alakayı verme emek ve cesaretine girmiyor giremiyor karakterimiz ne kadar arada hatalara düşse de ondan hiçbir biçimde sevgisini esirgemiyor açıkçası ve yaptıklarından da pişman oluyor(yaw tamam yaptıkları da çok abartı değil açikçası) günün sonunda ise karakterimiz kocasının kendisine karşı olan aşkını yitirdiğini anlıyor ama oğlu için bu sahte dünyaya ve evlilik hayatına devam mecburiyetine düşüyor ve aklımıza şu soruyu geliyor yaw evlilik gercekten aşkı öldüruyor ve ebevyenler de çocuklarından aldıkları enerji ve aman çocuğum sahipsiz kalmasın içgüdüsüyle mi bu sahte ilişkiye devam ediyor?lan olum bak şöyle düşünmek lazım zaten bu lanet dünyaya 1 kez geliyoruz insanlar şerefsiz ve çok kısıtlı yaşıyoruz ve ömrümuzün çoğunluğu sacma şeylere gidiyor sırf toplum baskı yapıyor diye o zaman niye bu kadar yıpratıcı bir ilişki sarmalındayız ve günlerimiz kendimizi uyuşturarak "aman tadımız kaçmasın"mentalitesiyle geçiyor boşan gitsin ama burada da şöyle bir sorunsal var biz ne kadar açık yürekli ve sözlü olursak
Aile MutluluğuLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20206,7bin okunma

Kurt russell

, bir kitap okudu
7/10
·120 syf.··
12 günde okudu
·
2026 8. kitabı
Lev Tolstoy
8.1/10 · 6,7bin okunma
Önceki dinsel heyecanlar, kocama karşı önceki aşkım, hayatın önceki dolu doluluğu bana artık ne kadar uzak ne kadar olanaksız görünüyordu. Eskiden çok iyi anladığım, bana çok doğru gelen bir şeyi, başkası için yaşamanın mutluluğunu artık anlamıyordum. Neden başkası için yaşayacaksın ki? Kendin için bile yaşamak istemezken hem de.
Tadımız,tadımız g*tümüze kaçtı ali rıza bey
9/10
·160 syf.··
2026 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 21:46
Edebiyatımızın sade olduğu kadar bir o kadar da özgün yazarı reşat nuri güntekinin çok fazlasıyla onu temsil eden bir kitabı aslında yaprak dökümü.Çok namaz niyaz olmadığı halde ahlaki kuralları(?),şefkat ve merhametinden(?) ödün vermeyen ali rıza bey kendi halinde bir şirkette çalışandır iyi kötü 130 liralık aylığıyla ailesi ve kendisini geçindiren biridir ama birgün şirkete aldırdığı masum bir kadına şirket yöneticisi muzaffer bey tacizde bulununca ali rıza bey işinden namusu ve şerefi için istifa eder sonrası oğlu şevkete ev ekonomisini devreden aile şevketin uçkuruna sahip çıkamaması üzerine dönülmez bir çöküşe girer."Surekli tadımız kacmasın" "Ben herşeyimi kaybederim ama namusumu asla" diye naralar atan ali rıza bey git gide kendisi ve ailesiyle beraber çokmeye baslar kitapta ne zaman ali rıza bey namus sefkat gibi değerlerden vazgeçse zararın bir yerinden dönmeye başlar.Bu aman tadimız kaçmasın lafzı belki de insanın güçsüzlüğünü perdelemek kendisini yalan söylemek kendini kandirmak içindir aslında ben güçsüzüm ama gücüm yetse şöyle böyle gibi.ezcümle paramparça olan aile günün sonunda leylanın aşüfteligi vasıtasıyla kitabın sonunda ayakta kalır.Bence kitabın sonunda ali riza bey dizideki gibi ölseydi hersey yerli yerine otururdu kafamızı kurcalamayan bir son olurdu en sonunda ama ne yazık ki böyle kitaba böyle son da "ok" dedirtiyor.Ben kitaptan bir dönem havası da almayı çok isterdim ama pek alamadım açıkçası böyle ögeler olsa da resat nuri güntekin eserlerinde o zamanı anlatmaktan ziyade bunlar dekoratif gibi kalıyor.keşke yaprak dökümünü acımak kitabinın öncesinde okusaydim acımak kitabına idmanlı girerdim.Keyifli bir kitap keyifli okumalar.dizisi çok uzun izleyemem :)
Yaprak DökümüReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 201636,2bin okunma