Şıkzade
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
Şık - Hüseyin Rahmi Gürpınar - Roman - Ekim 2025 88 Sayfa Doğunun ve batının kesişmiş olduğu bu büyük başkentin kültür mozağini oluşturan birimlere baktığımızda bir çok farklı ülkelere mensup toplulukları görüyoruz. Bu topluluklar kendi kültür varlıklarının temsilcileri gibi görülürler. Doğuyu temsil eden bizim kültür katmanımızda batıda eğitim almış, batının özelliklerini tamamıyle bilen bir zümrenin olmasına karşın batıyı giyim, kuşam yeme içme ve yaşamı ile tasavvur eden insanlarımızda hayli fazla idi. Bu insanlar kılık kıyafetleri ve batının yaşam tarzını taklit ederek batılı olduklarını ya da olacaklarını sanmaktaydılar. Hüseyin Rahmi, yazdığı bu ilk "Şık" romanıyla sanatsal bir ürün ortaya çıkartmak yerine toplumun bu çelişkili yanını ortaya koyar. Hüseyin Rahmi gençtir. Şık Romanının bir kısmını bitirmiş, çekinerek Ahmet Mithad Efendi'ye okuması, gazetesi Tercuman-ı Hakikat' te yayınlanması isteğiyle gönderir, pek umutsuz olarak. Ahmet Mithad Efendi okuduğunda bir cevherle karşı karşıya olduğunu anlar ve görüşmek üzere davet eder. Romanını bitirmesini isteyerek, yayınlayacağını söyler. Şayet bir okur olarak bu toplumun batılılaşma serüvenine ilgi duyuyorsanız "Şık" sizler için önemli bir romandır. Öneririm. * Reklam değildir. . . . . . . #okudumbitti#okurönerisi#önerikitap#okumakgüzeldir#oku
ŞıkHüseyin Rahmi Gürpınar · Özgür Yayınları · 20145,9bin okunma
Puan vermedi·311 syf.··
2026 72. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 20:05
Araba Sevdası, Tanzimat dönemi Türk edebiyatının önemli bir romanıdır ve toplumsal eleştiri özelliği taşır. Romanın merkezinde, Batılılaşmayı sadece dış görünüş, giyim-kuşam ve lüks tüketimden ibaret. Romanın ana karakteri Bihruz Bey, modernleşme ve Batı taklitçiliği hayranlığı ile çevresindekilerden ayrılır. Zenginliği ve şehir yaşamına olan tutkusu ile dikkat çeken Bihruz Bey, aslında boş ve yüzeysel bir yaşam sürer. Hikaye, onun araba tutkusu ve Batı tarzı hayat merakı etrafında gelişir. Bihruz Bey’in yanlış anlamaları, sosyal çevresiyle uyumsuzluğu ve idealize ettiği yaşam biçimi, romanın temel çatışmasını oluşturur. Sonunda Bihruz’un aşk ve hayat anlayışı, toplumun gerçek değerleri ile çatışır ve bu da romanın eleştirel yönünü güçlendirir. Roman, bireysel gösteriş, Batı hayranlığı ve modernleşme çabalarının yanlış anlaşılmasını mizahi bir dille ele alır...
Alıntı
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · İletişim Yayıncılık · 201431bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 22:54
Kitapta sadece İslam'da giyim kuşam ele alınmamış sosyal hayattan da günümüz dünyası için şer'i hükümlere yer verilmiştir.Sadece farzlar aciklanmayip,takva boyutuna da etkileyici bir üslupla değinilmiştir.O kadar güzel ifadeler vardı ki çizilen şer'i sınırlara yasak değil, ilahî koruma diyebiliyorsunuz.Bakiş açınızı değiştirecek bir kitap.Tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim. Hüsamettin Vanlıoğlu, Fatih Kalender hocalarima ayrıca teşekkür ederim.
İslamda Giyim Kuşam ve TesettürHüsamettin Vanlıoğlu · Aktaş Yayıncılık · 202028 okunma
10/10
·176 syf.··
2026 15. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 13:01
Eser; İslam’da giyim ve tesettür konusunu hem şer’î (dini kurallar) hem de takva (manevi hassasiyet) açısından ele almış. Yani sadece “farz olan nedir?” demekle kalmamış, “daha doğru ve güzel olan nedir?” sorusuna da cevaplar vermiş. Sadece örtünme değil, genel yaşam tarzını ele alan, Modern hayattaki sorulara ayetler,hadisler ve sünnet ışığında cevaplar veren , Günlük hayatta karşılaşılan durumlara da rehberlik eden bir anlatıma sahipti. İslam’da giyim ve tesettürü öğrenmek isteyenler için okunması gereken rehber niteliğinde bir eserdi. Alanında en çok başvurulan ve en güvenilir hocalarımızın kaleminden satırlara dökülen bu eser kesinlikle tavsiyemdir ᥫ᭡ Fatih Kalender Hüsamettin Vanlıoğlu
İslam'da Giyim ve TesettürHüsamettin Vanlıoğlu · Çelebi Yayınları · 202628 okunma
Homo Ludens
Puan vermedi·288 syf.··
2025 18. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2025 00:00
Modern kültür tarihi kurucularından Kültür tarihçisi Johan Huizinga’nın eseri Homo Ludens’ten bahsedeceğiz. Bu kitabı ilginç yapan çok detay var, ki sanırım en önemlisi insanın varoluşunu yansıtma biçiminin oyun oynama eylemine dayanması. Diyebilirsiniz ki oyun, rahatlama için,enerji boşaltmak için hatta çocukların daha çok yaptığı bir şey olduğunu düşünüp yetişkinliğe hazırlanma, bir eğitim şekli olduğunu söyleyebilirsiniz.Veya zararlı dürtülerden kurtulmak için bir yöntem olduğunu. Ancak tüm bu hipotezler belirli bir fayda güdüyor.Ama oyun öyle bir etkiye sahiptir ki istemsizce bir bebeğe çığlık attırır,kumarbazı tutkuya boğar. Bir fayda gözeterek bunun istemsizce nasıl yapabilirsiniz? içgüdüsel dediğimizdeyse cevapsız bırakmış olursunuz sebebini. Eğer içgüdüsel ise; bu defa da nasıl fayda gözettiğini söyleyebiliriz? Huizinga der ki ‘Bir çocuk fayda gözetmeden oyun oynar,tıpkı hayvanlar gibi. yavru köpeklerin birbirlerini oyuna davet edişi,birbirlerinin kulaklarını ısırmamaya riayet edişi bir fayda bir neden gözetilmeden yapılan bir eylem olduğunu gösterir. İnsan alet yaptığı,aklını kullandığı kadar,özgürce beklentisizce oyun oynar. Ve bunu oyun oynadığını bile bile yapar.Herhangi bir mantık onu oyuna sürüklemez. İnsan mantıkdışı doğayı teyit eder oyunla.bu durum bizi salt rasyonel varlıklardan daha fazlası olduğumuzu gösterir.yani oyun oynama eylemi İrrasyoneldir. Huizingaya göre insan; dış dünyayı açıklarken Mitleri kullanır,imgeleştirme yapar,ritüeller ve ayinler ile hayata anlam katar,şiirsel bir dünya yaratır metaforlarla.Bu bir oyun eylemidir. Elbette Shakespeare’in Dünyayı bir oyun sahnesi olarak tanımladığı bir perspektiften bahsetmiyoruz. Oyunun; medeniyeti, kültürü nasıl inşa eden bir eylem olduğundan bahsediyor olacağız. Oyunun özelliklerine bakalım.
Felsefe ve Düşünce
Homo LudensJohan Huizinga · Ayrıntı Yayınları · 2021429 okunma
8/10
·272 syf.··
2026 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 22:24
İbn-i Cübeyr 1183 senesinde Endülüs'ten hac yolculuğuna çıkmış ve 1185 de dönene kadar kuzey Afrika'dan başlayarak o dönem Ortadoğu ve Müslüman Dünyasının en önemli şehirlerini birer birer ziyaret etmiştir ve bunları bu eserinde oldukça akıcı ve detaylı bir şekilde anlatmştır. Eserde, İskenderiye, Kahire, Mekke, Medine, Bağdat, Musul, Halep, Nusaybin, Harran, Şam, Akka, Messina, Palermo ve daha bir çok o dönem için önemli ve büyük sayılacak şehire dair detaylı coğrafik ve mimari bilgilere yer vermiş, özellikle de Müslüman şehirlerindeki önemli yapıları tek tek anlatmıştır. Eserde şehirler mimari yapı bakımından oldukça detaylı anlatılırken, Cübeyr neredeyse bir sene kaldığı Mekke deki hac ve diğer Müslüman ritüellerine dair oldukça önemli bilgilere yer vermiştir. Ayrıca önemin önemli liderlerine dair de duyumlarını ve izlenimlerini anlatımış, özellikle Selahattin Eyyubi'ye dair son derece olumlu, onu ve adaletini öven satırlar kaleme almıştır. Eserde anlatılanlara bakılırsa, Selahattin Eyyubi Kudüs fethi arefesindedir ve hazırlıklar yapılmakta, her iki taraftan da çeşitli seferler düzenlenmektedir. Ancak Cübeyr aralarında sık sık savaşların, muhasaraların, alınıp kaybedilen kalelerin olmasına rağmen, Müslüman ve Hristiyan toplulukların arkalarındaki ticari ve ahbaplık ilişkilerine devam ettiklerini özellikle vurgulamıştır. Benim beklentimi karşılamayan tek yönü, gezdiği şehirlerdeki demografik yapıya, yaşam, giyim kuşam, yeme içme alışkanlıları gibi konulara pek de değinmemiş olmasıdır. Eser abartıya kaçmayan, çoğunlukla gözleme dayalı ve sade anlatım biçiminde ele alınmştır ve 12. Yüzyıl Müslüman Dünyasına dair en önemli birinci el kaynaklardandır. Ortaçağ tarihi severlere özellikle tavsiye ederim.
İbn Cübeyr Seyahatnamesiİbni Cübeyr · Yeditepe Yayınevi · 202033 okunma