8/10
·296 syf.··
2025 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2025 00:00
Ne kadar hayat denersen dene en iyi hayat senin yaşadığındır. En mükemmel hayat bile olsa illa bir şeylerin eksiklikliğini yokluğunu hissediyorsun. İntahar etmiş birinin kendinden ve hayatından vazgeçmiştir onu ancak bu kütüphane farklı hissettirebilir…
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,2bin okunma
Puan vermedi·220 syf.··
2026 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2026 13:24
Merhabalar... Kütüphanenizdeki okunmamış kitapların size fısıldadığı o hafif suçluluk duygusunu bilir misiniz? Hani bunu mutlaka okumalıydım ama vaktim olmadı mahcubiyeti... Pierre Bayard, "Okumadığımız Kitaplar Hakkında Nasıl Konuşuruz?" ile bu mahcubiyeti alıp bir sanat formuna dönüştürüyor. Yazar aslında bize kitaplarla ilgili bir şeyler sorduruyor kitapta peki nedir bu sorular ve bu rehber gibi olan eser kitaplara karşı nasıl bir değerlendirme içersinde olmalıyız buna bir göz atalım. Okumak Tam Olarak Nedir? Bir kitabı satır satır bitirmek onu okumuş olduğumuz anlamına mı gelir? Yoksa üç yıl önce okuyup her detayını unuttuğumuz bir kitap artık okunmamış mıdır? Kolektif Kütüphane Kavramı: Bayard, kitapların tek başlarına değil, bir ağın parçası olduklarını savunuyor. Bir kitabın içeriğini bilmekten ziyade, onun diğer kitaplar arasındaki konumunu bilmenin entelektüel derinlik için yeterli ve bazen daha verimli olduğunu iddia ediyor. İçsel Kütüphanemiz: Her birimiz, okuduklarımızdan ve duyduklarımızdan oluşan hayali bir kütüphaneye sahibiz. Bir kitap hakkında konuştuğumuzda aslında o nesneden değil, kendi içimizdeki o yansımadan bahsediyoruz. Bayard, okumadığımız bir kitap üzerine konuşmanın sadece mümkün değil, aynı zamanda yaratıcı bir eylem olduğunu savunuyor. Okumadığımız bir eser hakkında fikir yürütürken aslında kendi kültürel birikimimizi, hayal gücümüzü ve mantık süzgecimizi devreye sokuyoruz. Bu kitap, okuma eylemine bakış açımı kökten değiştirdi. Artık kütüphanemin önünden geçerken henüz okunmamış raflara suçlulukla değil, henüz keşfedilmemiş ama bir şekilde hayatıma sızmış dostlar gibi bakıyorum. Her okurun okuması ve mutlaka kitaplığında bulunması gereken bir kitap olarak sizlere tavsiye ediyorum. Herkese keyifli okumalar diliyorum...
1000Kitap
Okumadığımız Kitaplar Hakkında Nasıl Konuşuruz?Pierre Bayard · Everest Yayınları · 2023110 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
10/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
Esselamû Aleyküm.. Daha önceden de zaman zaman İbrahim Tenekeci'nin şiirlerini okumuştum. Ama bu kitap "İbrahim Tenekeci"den okuduğum ilk kitaptı. Ve çok beğendim. İnce bir kitap, kolay okunuyor. Anlatım dili sade ve insanı yormuyor. Kesinlikle tavsiye ederim :) İlgilenenler için aşağıya kitaptan birkaç alıntı bırakacağım. "Anlatmak istersin, susmak iyidir Yorulmuş durmuş ağaçlar arasında." (..) "Makasla giderler gülü sevmeye" (..) "Anlamaz elbette insan insanı." (..) "Durdum, anlattım ve pişman oldum Güvenmek nedir dünkü insana?" (..) Belki Başka Zaman İbrahim Tenekeci
Belki Başka Zamanİbrahim Tenekeci · Muhit Kitap · 2020658 okunma
Puan vermedi·179 syf.··
2025 245. kitabı
Edinburgh'un taş sokaklarında, üniversite kütüphanesinin rafları arasında sessizce dolaşan siyah-beyaz bir kedi o. Yeşil gözlü, 2008 doğumlu, nam-ı diğer Jordan. Sahip olduğu tek şey, düşünmek . Peki ' Sote ' nedir? Dünya üzerindeki her kütüphanede, bir kedinin sık sık uğradığı her köşede, gözlerden uzak bir kitap yığını saklıdır. Ve bu gizli yere her yerde aynı ad verilir, sote . Sıcaktır, aydınlıktır ve pencerelere yakındır sote yerler. Böylelikle ister dışarı bakabilirler, ister okuduğu kitap üzerinde derin düşüncelere dalabilirler. İşte bizim kütüphane kedimiz, Edinburg Üniversitesi kütüphanesinin mevcut sotisiydi; yani iyi bir sotenin güvenilir lideri. İnsanların birbirini dinlemek yerine herkesin kendi görüşünü kabul ettirmeye çalışması, nasıl da anlamsız geliyordu kütüphane kedisine.Hele konuşmalarını yayarak vakit kaybeden gençler, ona göre 'yani' kelimesini de bu kadar çok kullanmamalıydı. Turkuaz koltuğunu ihlal eden biri varsa, anlıyordu ki birinci sınıflar okula başlamış. Ve bir gün aşık oldu kütüphane kedisi birikintideki kediye. Ardından da duygularımızı kavga ve dövüşle değil, düşünerek ifade etmenin en güzeli olduğunu savunan Jordan, bu sefer zaafına yenilip pençelerini açmıştı işte. Üstelik kendi kanından birisine . İnsan ilişkileri, yalnızlık, iyileşmek, aşk, aidiyet,... üzerine bir kedinin gözünden insanlık hallerini okuyoruz aslında. Merkezine bir kediyi alan kitap, esasen insan ruhunun kırılgan noktalarını, sessiz acılarını ve küçük temaslarla mümkün olan dönüşümlerini anlatıyor. Modern yaşamın gürültüsünde kaybolan duygulara odaklanan bir okuma. Unutmayın; bazen bir kedi, bir kütüphane ve birkaç kitap, insanın kendine yeniden tutunması için yeterlidir. Not: Bölüm sonlarında verilen önerilen okumalar ile bibliyografisindeki eserler ise çok
Kütüphane KedisiAlex Howard · The Kitap · 2025167 okunma
Puan vermedi·283 syf.··
2025 9. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2025 18:20
“Yaşlı bir insan öldüğünde , bir kütüphane yanmıştır demektir” Afrikada kültüründe , sözlü gelenek yazıdan daha çok güçlüdür; tarih ,hikayeler, bilgelik yazılı belgeden daha çok sözlü gelenekle aktarılır . Her ne kadar yaşlılara atfedilen bir söz olsa bile her insan eğitimi, sınıfı ,mesleği ne olursa olsun bir hikaye taşır. Newton elma ağacının altında otururken kafasına düşen elma hikayesini herkes biliyordur. Basit gibi görünenin bu olay bizim başımıza gelse büyük ihtimalle sinirleniriz , öfkeleniriz hata benim başıma gelir anca böyle olaylar diyip sitemde edenimizde olabilir. Neden yere doğru düştüğünü sorgulamayız Onu yere çeken güç nedir?diye sormayız. Bizler Newton gibi olmasakta başımıza gelen küçük olayları , cümle içinde kullandığımız kelimelerin yada her gün gördüğümüz nesnelerin aklımıza gelebilecek daha bir çoğunu her şeyi “düşünelim” Mustafa inan öyle isterdi . hayat sorgulayıp anlamadırdığımız müddetçe yaşamaya değer. Düşünmediğimiz hiç bir olayın derinliklerine kadar inemiyoruz. Olayları basit gördüğümüzden midir? neden bilmiyorum ama bir hikaye taşıdığını unutuyoruz. Sorgulamıyoruz; Üstün körü yaşıyoruz , üstün körü dinliyoruz , üstün körü görüyoruz… Mustafa inan açık sistem adamıydı. Açık sistemde insanları her türlü çevreye açıktı, her oratama girebilirdi. Günümüzde pek mümkün olduğunu sanmıyorum biz kapalı sistem içindeyiz Türkiye’de insanların büyük çoğunluğu başkaları ne der diye düşünüyor. insanların toplumun düşüncelerine göre bir çember çiziyorlar. çemberin dışına çıkmadan hayatlarını sürdürmeye çalışıyorlar. “En iyi öğretmeler , size nerden bakacağınız gösterir ama ne göreceğinizi söylemez”
Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnanOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202020,5bin okunma
Yaşıyorum
Puan vermedi·296 syf.··
2025 12. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2025 08:07
Hayatınızın Tam Ortasındaki İkinci Şans: Gece Yarısı Kütüphanesi Mart Haig, bu çok satan eseriyle bizi, hayatımızın en büyük sorularının biriktiği, sonsuz olasılıkların kapısının açıldığı eşsiz bir mekâna davet ediyor: Gece Yarısı Kütüphanesi'ne. Pişmanlıklar ve Sonsuz Olasılıklar Romanın merkezinde, hayatından vazgeçmeye karar vermiş olan Nora Seed adlı bir kadın var. Nora, ölümle yaşam arasındaki o gri alanda, tam gece yarısı açılan bir kütüphanede uyanır. Bu kütüphanedeki her kitap, Nora’nın yaşamamayı seçtiği bir hayatı temsil ediyor. Kitaplar, Nora'ya “Keşke şunu yapsaydım…” veya “Şu kararı alsaydım hayatım nasıl olurdu?” dediği her an için bir şans sunar. Nora, bir rock yıldızı, bir yüzücü, bir koca sahibi ya da bambaşka biri olarak yaşayabileceği binlerce farklı hayatı deneyimlemeye başlar. Keşke'nin Bedeli Bu kitap, sadece fantastik bir macera değil; aynı zamanda güçlü bir varoluşçu sorgulamadır. Haig, okuyucunun zihnine şu temel soruları fısıldıyor: Mutluluk, her zaman başka bir yerde midir? Bir hayatı "mükemmel" yapan nedir? En büyük pişmanlıklarımız, bizi gerçekten kim olduğumuzdan mı uzaklaştırır? Yazar, Nora'nın her yeni hayatında aradığı mükemmel anlamın aslında bambaşka bir yerde olduğunu incelikle gösteriyor. Bu kütüphane, pişmanlıklarımızın bizi nasıl tükettiğini ve hayatın kendisinin ne kadar değerli bir şey olduğunu anlamamız için kurulan bir laboratuvardır. Neden Okumalısınız? (Spoiler Yok!) "Gece Yarısı Kütüphanesi," hem akıcı, sıcak ve samimi anlatımıyla sizi hızla içine çekecek, hem de her sayfada kendi hayatınızdaki seçimleri sorgulatacak kadar derin. Roman, okuyucuyu yargılamadan, yaşamın sadece yaşanmaya değer olduğu o basit ve güçlü gerçeğe ulaştırıyor. Eğer hayatınızdaki "keşke"lerin yükünü hafifletmek ve yaşadığınız anın değerini tekrar
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,2bin okunma