Anneninki basmaydı, senin perdelerin tül olacak. Sen bu tül perdelerin ardından solacaksın. Çilli akasyaların kirli grisinde kaybolduğu sokak parçasına dalarak. Dünyanın kapıları kapalı şimdilik. Ör kozanı. Bırakıp çekip gitsin "Kaderim" yazılı o mavi minibüs. Tozu dumana katsın hep kızların çalıştığı fabrikaların önünden geçerken. Sen oyalarına dön. Kartpostallara dalma. Yasak sana resimli-resimsiz romanlar. Senin hayatın muhtasar bir kıssa.
“Galiba ben büyüyünce soytarı olacağım,” dedi Dill.
Jem’le ikimiz yürümeyi bıraktık.
“Evet, efendim, bir soytarı,” dedi. “Dünyada başka insanlar için yapabileceğim hiçbir şey yok, gülmekten başka, işte ben de bu yüzden bir sirke katılıp gülmekten öleceğim.”