Güzellik bir gecikmedir, geç gelendir. Güzel bir anlık parlama değildir, gün batımındaki kızıllık gibi gün sonunda ortaya çıkan sakin bir aydınlıktır. Bu çekingenlik onun asaletindendir. Dolayımsız uyarılma ve coşku güzele erişimi engeller. Şeyler gizli güzelliklerini, güzel kokulu özlerini sadece sonradan dolambaçlar aracılığıyla ortaya çıkarırlar. Uzun sürme ve yavaş olma güzelin yürüyüş tarzıdır. Güzellik ile dolayımsız temas yoktur. Daha ziyade yeniden karşılaşma ve yeniden farkına varma ile meydana gelir: "Güzelliğin yavaş oku -En soylu güzellik türü bir anda cezbeden, ateşli ve sarhoş edici saldırılar yapan değildir (kolaylıkla tiksinti uyandırır böylesi). Yavaş yavaş içe işleyen, insanı
adeta hiç fark etmeden beraberinde taşıdığı ve rüyasında yeniden
karşısına çıkan, ama sonunda uzun süre alçakgönüllülüğü ile
yüreğimizi yararak bizi tamamen ele geçiren, gözlerimizi yaşlarla,
yüreğimizi özlemle doldurandır.
Yazarın görevi dünyayı metaforlaştırmaktır, yani şiirsel kılmaktır
(poetikleştirmedir). Şiirsel bakış şeyler arasındaki gizli ilişkileri
keşfeder. Güzellik bir ilişki hadisesidir. Özel bir zamansalığı
vardır. Dolayımsız hazdan kaçar çünkü bir şeyin güzelliği çok
sonra başka bir şeyin ışığında bir hatıra olarak belirir. Güzellik,
fosforluymuş gibi parıldayan tarihsel bir birikintidir.
Günümüzde güzelin krizi, güzelin kendi mevcudiyetine, kullanım
ve tüketim değerine indirgenmesinden kaynaklanmaktadır. Tüketim,
ötekini yok eder. Sanatın güzeli tüketime karşı direniştir.