Hüdhüd bu noktada bize hüzün hakkında, âriflerin, maneviyat ustalarının, sırat cambazlarının, nefs terbiyecilerinin müfredatından bir ders veriyor: "Bu dünyada murada ermekte, ermemekte geçicidir. Çünkü her şey bir solukta geçip gidiyor. Bak ne diyeceğim: Mademki dünya durmuyor ve geçip gidiyor. Sen de ondan geç yahu. Sana bakmıyor mu, sen de ona bakmayıver. Fâni olan dünyaya gönül verenin, gönlü ölüdür. Ha bir de şu var: Bu dünyada elde ettiğin nimetler yok mu? Var. Onları hatırlamıyorsun ama zahmetleri, mahrumiyetleri, sınavları hatırlıyorsun. E be kardeşim, bu dostluk mudur? Hakk'a karşı vefa mıdır? Reva mıdır?"