SİNAN YAĞMUR yazdığı KERBELA kitabını çok beğendim demek yetersiz kalır.
Öncelikle Sinan yağmurun kendi yazdığı incelemeyi paylaşmak isterim.
Zulüm gücü elinde bulunduranın yaratılanlara haksızlık etme hakkını kendinde görmesidir. Alnı secdeye değip de yüreği adalete değmeyenlere inat, dilinden zikir düşmeyip de eliyle saltanat kuranlara rağmen Muhammedî duruş gösterip mazlumların sesi, güvenci olmanın yiğitlik meydanıdır Kerbela. Bugün Kerbela'yı doğru okuyamadığımız meseleyi bir halifelik ısrarı diye anladığımız için imanımız kısır kalmıştır. Hz. Muhammed'i (sav), Ali'nin (kv) yolunu ve Hüseyin'in (ra) şini derinden anlayamadığımızdandır ki...
Allah'a kullukta "sloganca bir aşkımız" var ama "şuurumuz" yok. Tüm yaratılanlara muhabbetimiz var ama samimiyetimiz kalmamıştır. İki türlü kıyam vardır: İbadetin ve imanın kıyamı. Namazda Allah'a aşkımızdan kıyam ederiz, imanda kıyam ise Allah düşmanlarına, Allah'ın emaneti kullarına zulüm gösterenlere karşı ölümüne karşı durmaktır. Velev ki haksızlığı yapan kendisini "Ben Müslümanım" diye tanıtsa dahi.
_Fazla derine inmeden roman tadında yazılmış muhteşem bir kitap olmuş.
Gerçi derine daha derine inmeye kimin cesareti yeterki.
Kimin vicdanı dayanırki , hangi dil o vahşeti okuyabilir ki , hangi iman bu zalimği kabul edebilir ki.
Ama ettiler ve hala günümüzde KERBELAlar yaşanıyor…
Hz. Hüseyin efendimize ayak takımları dil uzatmaya devam ediyor.
EHLİBEYTin Gonca gülüne hala iftiralar atıyorlar.
Hepsi imansızlığın getirisinden dolayıdır.
Hainliklerini devam ettiklerinden dolayıdır….
Kitap okunmaya değer bir kitap.
Biz uyuyanları uyandırabilecek bir kitap iman tazeliğini sağlayabilecek , idrak ettirebilecek, tefekküre daladırabilecek bir kitap…
Asıl mesele biz hangi taraftayız ona karar verdirebilecek bir kitap.
En önemlisi