Yaraların üzerini üflemek gerekiyor ya bazen, işte insan en yakınındakinin gözlerinden, sıcak kucağından ister bunu. İyileşmek için sıcak bir nefese muhtaç olur. Kimseyi çaresiz bırakmayın. Aynı yaralar sizde açıldığında o yaralıya ihtiyacınız olabilir.
.
.
.
.
.
Yaralayan gelip iyileştirsin diye beklerken o başka sökükleri dikiyor, yaralara pansuman oluyorsa, bekle. Yaralanınca sana gelecektir. Gelince ne yapacağını düşünürsün. Piraye, şimdi kendi kendine yaralarını üflemeli. Geçecek. Kim geçmişte kalmış ki? Yarınlar boşuna yaratılmadı, hakkını vermeli ve bırakmalı geçmişi, geçtiği yerde. GEÇmiş de geç, Piraye.